Ev içi tehlikeler


Nurşen HACIEYÜPOĞLU

Nurşen HACIEYÜPOĞLU

07 Mart 2019, 09:07

Adli Bilimler Dergisi var. Çok önemli makaleler yayınlıyor. Son sayısında Prof. Dr. Yurdagül Erdem'in araştıra üzerine yayınlamış uzun bir makalesi var. Prof. Erdem, her ailenin en önemli varlığı çocuklar üzerine kurmuş uluslararası nitelikle yazısını ve problemin büyüklüğünü dile getiriyor. Çocuk hakları sözleşmesine göre dünyada tüm çocukların şiddet ve kazalardan uzak güvenli bir çevrede yaşama hakkı bulunmaktadır. Ayrıca; Çocukluk kazaları önemli bir halk sağlığı sorunudur. Dünya Sağlık Örgütünün şiddet ve sağlık 2002 raporunda, en yaygın kasıtsız (veya "kazara") çocuk yaralanmalarının niyetinin belirlenmesinin her zaman kolay olmadığını bildiriyor.
Belirli bir çocuk yaralanma tipine ilişkin verilerin tartışılmasında, niyet konusu belirsiz olduğunda, o zaman kasıtlı yaralanmalar da söz konusu olabilir. Adli raporlama bu noktada çok önemli duruma gelir.

2005 yılında WHO ve UNICEF çocukluk çağı kazalarının önlenmesi konusunda dünya genelinde çağrıda bulunmuş, on yıllık eylem planı açıklamıştı. Bu çağrının genel amaçları: dünya çapında çocukluk çağı kazalarının büyüklüğü, risk faktörleri hakkında farkındalık yaratmak; çocukluk kazalarının önlenebilirliğine dikkat çekmek ve tüm ülkelerde çocuk kazalarını etkili bir şekilde azaltmak için uygulanabilecek önerilerde bulunuyor.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, tüm kaza ve yaralanmaların yüzde 54'ünü ev kazaları oluşturmakta ve günde 2000 çocuğun önlenebilir nedenlerle yaralandığı, dünya genelinde 18 yaşın altında 950000 çocuğun kazalara bağlı ya da şiddete bağlı yaşamını yitirdiği bildiriliyor. Kasıtsız kazalar bu olayların % 90'ından sorumludur ve 10-19 yaş çocuk ölümlerinin önde gelen nedenlerini oluşturuyor.

Kazaların çoğu hastane yatışı gerektirir ve yaşam boyu engellilik söz konusudur. Ölümlü seyreden kazaların % 95'i düşük ve orta gelirli ülkelerdedir. Evler hepimiz için güven verici, rahat ettiğimiz ve günümüzün çoğunu geçirdiğimiz ortamlardır. Tehlikelerden uzak olunması gereken ortam olmasına rağmen Ülkemizde ve dünyada ev kazaları, özellikle okul öncesi yaş döneminde sık görülmesi, sakatlıklarla ve ölümle sonuçlanabilmesi nedeniyle önem taşımaktadır. 15 yaşın altı çocuklarda ve 65 yaşın üzeri yaşlılarda ölümlerin çoğu ev içi ortamlar ve evin bahçe bölümlerinde yer almaktadır. Oysa, yaralanmalar kaçınılmaz değildir; önlenebilir veya kontrol edilebilir.

Ev içi oranı yüksek

Ölüm en fark edilebilir ölçüttür. Evdeki ölümlerin nedeni sıklık olarak düşme, yangın, alev ve zehirlenmelerdir. Kuzey İrlanda da Kaza ve Acil Durum (A&E) departmanında yapılan bir çalışmada evin içinde daha fazla kaza meydana geldiği belirlenmiştir. Ev kazalarının % 66'sının ev içinde meydana geldiği ve % 34 doğrudan evin dışında, yani bahçede vb alanlarda olduğu; Ev kazalarının % 39,2'si 0-15 yaş arası çocukları içermiştir

Ev kazalarının tipleri ve görülme alanları

Ev ve yakın çevresindeki tehlikeler olarak en fazla ev kazaları görülmektedir. Ev kazaları evin içinde veya eve ait bahçe, havuz, garaj gibi evin yakın çevresinde meydana gelen kazalardır.

Literatürde ev kazası tiplerini 0-6 yaş grubu çocuklar açısından değerlendirdiğimizde; Dünya'da ve ülkemizde yapılan birçok araştırmaya göre bu yaş grubu çocuklar arasında en sık görülen ev kazası tipleri düşmeler, yanıklar, zehirlenme, suda boğulma, yabancı cisim yutmaları, evcil hayvan ısırıklarıdır. Yapılan çalışmada evin oturma odasında ve mutfakta daha fazla kaza ve yaralanmalarla karşılaşıldığını belirtiliyor.

Ev kazaları yönünden risk faktörleri

Çocuğun karşılaşacağı ev ve yakın çevresindeki tehlikeler, çocuğun büyümesi ve gelişmesi ile değişmektedir. Çocuğun fiziksel ve zihinsel gelişim aşamalarının özelliklerinin bilinmesi ile yaşa göre olası kaza ve tehlikeler tahmin edilebilir ve önlenebilir. Çalışmalar yaş ve cinsiyetin en önemli faktörler olduğunu göstermekte. ABD'de geniş popülasyonda yapılan bir çalışmada erkek çocukların kız çocuklarına göre kaza ve travma riskine 1.52 oranında daha fazla sahip oldukları belirlenmiş, 13-17 yaştaki erkek çocuklarında kızlara göre travmaya maruz kalma oranı ise 1.85'e çıkmakta. Sıklıkla çocukların travmaya maruz kalma durumu çocuğun yeteneklerine, nerede, kiminle olduklarına ve fiziksel-motor gelişimsel özelliği, algılama yeteneği, adölesan ise risk alma davranışına göre, evin içinde ya da dışında çevresel faktörlere bağlı değişiklik göstermekte.
Zamanlarının çoğunu evde geçiren, aynı zamanda çevrelerini keşfetme ve öğrenme merakları, büyükleri taklit etme özellikleri, yürüme ve hareket etme becerisi kazanmaları, çevreyi keşfetme isteği, geçmiş deneyim olmadığı için her şeyi ağzına götürme isteği ve kazalardan kendilerini koruyabilecek gelişimsel beceriye yeterince sahip olamamaları nedeniyle 0-6 yaş grubu çocukların kazaya uğrama olasılığı yüksektir.
Bu nedenlerle çocuğun yaşı da kaza ve yaralanma tipini etkilemektedir. Küçük bebekler yüksekten düşme ile karşılaşırken, 5 yaş çocuğu yangın, 13 yaş çocuğu ateşli silahla yaralanma, 15 yaş çocuğu motorlu araç kazası yaşayabilmektedir.

GÜNÜN HABERİ

Belediye başkanlarına iş düşüyor!

Konu çok önemli. Bu önemli makaleden ileri zamanda yine söz edecek ve yararlanacağım.
Ama bu arada söylemeden edemeyeceğim: Bir diğer risk faktörü sosyoekonomik düzeydir.
Yoksul olan ailelerde evde bir çocuğun gözetim sorumluluğu başka bir çocuğa verilebilmektedir. Sosyoekonomik düşük düzeyli evlerde yangın detektörü, alarm sistemleri, güvenlik önlemleri, evin etrafında güvenli oyun alanları, merdivende korkuluk olası değil. Sosyoekonomik düzeyi düşük bölgelerdeki hanelerde 1539 kişi üzerinde yaptıkları çalışmada konut içindeki kazaların, konut çevresindeki kazalara göre daha yüksek bulmuşlardır. Evde yaşayan kişi sayısı arttıkça kaza görülme riskinin arttığı; en çok 0-4 yaş çocukların ev kazalarına maruz kaldığını belirtmiştir.
Bu arada yeni seçilecek belediye başkanlarına bir önerim olacak, mutlak ve mutlaka çocuklu ailelerin tamamı uzmanlar tarafından tek tek ziyaret edilmeli ve 'ev içi tehlikeler' ile bebeklikten itibaren çocuklar için neler yapılması öğretilmelidir.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.