HUDER İzmir Şubesi'nden yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi: 

Otomobilin çarptığı yaya hastanede yaşam mücadelesini kaybetti Otomobilin çarptığı yaya hastanede yaşam mücadelesini kaybetti


"12.01.2024 tarihinde eli kanlı hain terör örgütü PKK tarafından kahraman 9 askerimiz, 9 vatan evladı, 9 ana kuzusu, 9 kardeş, 9 aslan abi, 9 yeğen şehadete ermiştir. Allah’tan tüm şehitlerimize rahmet, ailelerine ve aziz milletimize başsağlığı diliyoruz. Bizler de, sıcak evlerimizde rahatça oturmamızı ve cennet vatanımızda şanlı Türk Bayrağımız altında huzurla yaşamımızı sağlamak için şehit olan kardeşlerimize yaraşacak şekilde onlara saldıranın PKK olduğunu her daim haykıracak, şehitlerimizin aziz hatıralarını yaşatmak için mücadeleye devam edeceğiz. Her biri bir orduya bedel kahraman askerlerimizden müteşekkil şanlı ordumuzun, şehadete eren Kahraman Mehmetçiklerimizin kanını yerde bırakmayacağına inancımız tamdır.

HUDER üyesi İzmirli Avukatlar olarak kalleş terör örgütü PKK’nın her eylemi sonrası adını anmaktan korkan, şehitlerimize şehit dahi diyemeyen, bunları dile getirmek için neden korktuğu, kimden çekindiği anlaşılamayan İzmir Barosunun yapmış olmak için yaptığı açıklamalar canımızı yakmakta, 'Biz niye bu baroya mensup olmaya mecbur tutuluyoruz?' sorusu yüzümüze her seferinde en sert haliyle bir tokat gibi çarpmaktadır. Üstelik bu sefer PKK demekten korkan İzmir Barosu şanlı ordumuz Türk Silahlı Kuvvetlerini 'hamasi cümlelerle geçiştirme, yeni kayıpları bekleme, başarısız güvenlik politikaları' gibi vahim iddialarla hedef tahtasına koymakta ve en önemlisi asıl suçlu PKK’yı aklama işine soyunmuş görünmektedir. Hukuk dışında her konuda bir görüşü olan İzmir Barosu artık güvenlik politikaları hakkında da görüş bildirme (!) yetkinliğine eriştiğine inanıyor olacak ki hukuk ve adaleti savunarak görev alanı içinde kalmak yerine alanı dışında olan güvenlik politikalarına bile müdahil olarak meslektaşlarının haklarını savunmadaki yetersizliğini örtmeye çalışmaktadır. Gururla bildiriyoruz ki şanlı ordumuz, mehmetçiklerimize PKK tarafından yapılan saldırının hemen ardından misli ile karşılık vermiş, şimdiye kadar 57 PKK’lı teröristi etkisiz hale getirmiş olup operasyonlarına tüm yoğunluğu ile devam etmektedir. İzmir Barosunun şehitlerimizin kanının yerde kalmayacağı konusunda müsterih olmasını isteriz.

Görüldüğü üzere ülkemizde sorun güvenlik politikaları değil, 'ardarda gelen terör saldırıları' gibi muğlak ifadelerle PKK'nın adını kullanmayıp hedef şaşırtan, daha önceki açıklamalarda olduğu gibi 'terör nereden gelirse gelsin' diyerek terörü isimsiz hale getirmeye ve PKK uzantılarının kullandığı dili normalleştiren her türlü kişi, kurum, kuruluş ve partilerdir. İzmir Barosunu da derhal buna alet olmamaya, küçük bir azınlığın muğlak ifadelerini kullanarak değil tüm İzmirli avukatların yüksek perdeden söylediği gibi ülkemizin başına yıllardır musallat olan eli kanlı terör örgütü PKK’nın açık adını kullanarak terörü lanetlemeye ve her türk evladı gibi ahiret yurduna intikal eden askerlerimizin şehit olduğunu beyan ederek bu büyük hatadan dönmeye davet ediyoruz. Vatan Sağolsun."