İzmir'de Türkiye Kamu-Sen üyesi memurlar 3600 ek göstergenin mağdur olan yardımcı hizmetler sınıfı ve tüm kamu çalışanlarına verilmesi ile 8 bin TL ilave ek ödemenin emekli maaşlarına yansıtılması ve 5510 sayılı yasadaki 2008 öncesi ve sonrası ayrımının kaldırılmasına ilişkin basın açıklamasında bulundu. Konak'ta SGK İzmir İl Müdürlüğü önünde toplanan memurlar hükümete seslenerek beklentilerinin karşılanmasını istedi. 

Basın açıklaması metnini okuyan Türkiye Kamu Sen İzmir İl Temsilcisi İrfan Toksoy,  memur ve emeklilerinin yaşadığı sorunların ötelenmemesi gerektiğinin altını çizerek "2023 yılı Temmuz ayında yalnızca çalışan kamu görevlilerine ödenmeye başlanan 8 bin 77 TL tutarındaki ilave ek ödeme, ocak ayındaki artışlarla birlikte 12 bin 54 TL’ye yükselmiş ancak bu ödemenin emekli maaşlarına sayılmaması nedeniyle çalışma yaşamı ile emeklilik arasındaki bağ tamamen kopmuş, emekli maaşlarının ödenen prim ve kadro ile olan ilişkisi kesilmiştir.  Memur emeklilerine çalışırken aldıkları maaşın yüzde 45’i kadar emekli maaş bağlanmaktadır. İlave ek ödemenin emekli maaşlarına yansıtılmaması bu oranı daha da düşürmüştür. Hükümetimiz 2024 yılını 'Emekli Yılı' olarak ilan etmiştir. Mademki bu yıl 'Emekli Yılı'dır öyleyse memur emeklilerinin durumu da mutlaka düzeltilmeli, ilave ek ödeme memur emeklilerine verilerek bu yoldaki ilk adım atılmalıdır" dedi.

SEÇİM ÖNCESİ VERİLEN SÖZLER TUTULMALI

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın söz verdiği, birinci dereceye gelen tüm kamu çalışanlarının ek göstergelerinin 3600’e yükseltilmesinin de hayata geçirilmediğini aktaran Toksoy, "Ek gösterge bilhassa memur emeklilerinin maaşlarını doğrudan ilgilendirdiği için emekli maaşlarının belirlenmesi bakımından hayati öneme sahiptir. Cumhurbaşkanımız ve hükümet yetkilileri genel seçimler öncesinde birinci dereceye gelmiş tüm memurların ek gösterge rakamlarının 3600’e yükseltileceğine dair taahhütte bulunmuştu. Dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin de konu hakkındaki kanun teklifinin hazır olduğunu belirtmişti. Ne var ki, bugüne kadar bu yönde atılmış herhangi bir adım olmadığını görmekteyiz. Devlette devamlılık esastır. Bu doğrultuda Sayın Cumhurbaşkanımızın seçimler öncesinde verdiği sözün gereği yerine getirilmeli, önceki çalışma Bakanı döneminde hazırlanan teklif, vakit geçirilmeden TBMM gündemine taşınmalıdır. Yerel seçime sayılı günler kala TBMM, çalışmalarına ara vermeden önce ekonomik gelişmelerin kamu çalışanları üzerinde yarattığı olumsuz etkilerin bertaraf edilmesi adına atılacak en önemli adım ek gösterge konusudur.  Birinci dereceye gelen tüm memurların ek göstergeleri 3600’e yükseltilerek bu konu çözüme kavuşturulmalıdır" diye konuştu.


HÜKÜMETE ÇİFTE STANDART ÇAĞRISI

Memur emeklilerinin ülkede en mağdur kesimi olduğunu da vurgulayan Toksoy, "Memurlarımızın hem emekli aylığına sayılmayan ödemeler nedeniyle maaşları ve emekli ikramiyeleri son derece düşük hesaplanmakta hem de ifa ettikleri görev ve görev aylıkları ile emekli aylıklarındaki ilişki tamamen kopmuş durumdadır. Bir memurun emekli maaşı ile çalışırken yaptığı görev, aldığı maaş ve ödediği pirimin hiçbir bağlantısı kalmamıştır. Çalışırken bir işçi ile aynı maaşı alan bir memur, emekli olduğunda işçiden yarı yarıya daha az emekli maaşı almaktadır. Hal böyleyken bir de 5510 sayılı Kanunun getirdiği olumsuzluklar memurlarımızı mağdur etmektedir. Hükümetimizin Emekli Yılı olarak ilen ettiği 2024 yılında 5510 sayılı Kanundan kaynaklı bu çifte standardın da mutlaka giderilmesi en büyük beklentimizdir" şeklinde konuştu.

İEÜ Medical Point’te koltuk küçüklerin İEÜ Medical Point’te koltuk küçüklerin

TALEPLERİNİ SIRALADI

Öte yandan 2024 yılı Emekli Yılı ilan edilmişken devletin memur ve emeklilerini mağdur bırakmayacağını ümit ettiklerini belirten Türkiye Kamu Sen İzmir İl Temsilcisi İrfan Toksoy, taleplerini ise şu şekilde sıraladı: "İlave ek ödemenin emekli maaşlarına eklenmesi, birinci dereceye gelen tüm memurların ek gösterge rakamlarının 3600’e yükseltilmesi, 2008 öncesi ve sonrasında göreve başlayan memurlara arasında ortaya çıkan ikili uygulamanın sosyal devlet ilkesi çerçevesinde düzeltilmesi, yardımcı Hizmetler Sınıfı personelinin Genel İdare Hizmetleri Sınıfına geçirilmesi, Kamuda esnek, geçici, vekil, sözleşmeli gibi adlar altındaki personel çalıştırma uygulamasına son verilerek 3+1’e tabi personel de dahil olmak üzere tüm çalışanların kadrolu ve güvenceli olarak çalıştırılması ve yeniden artış gösteren taşeron uygulamasına son verilmesi için yapılacak düzenlemelerle başlanmalıdır."