İzmir Büyükşehir Belediyesi(İZBB) Meclisi kasım ayı olağan toplantısı altıncı birleşimi Başkan Tunç Soyer idaresinde Kültürpark'taki belediye meclis salonunda gerçekleştirildi. Oturumda İZBB'nin 2024 Mali Yılı Performans Programı ve 2024 Mali Yılı Bütçesi görüşmelerinde Başkan Soyer, değerlendirmelerde bulunup muhalefetin eleştirilerine yanıt verdi. Yaklaşık 7 saat süren İZBB’nin 45 milyar 100 milyon TL olarak belirlenen 2024 yılı bütçesi AK Parti ve MHP’nin ret oylarına karşılık CHP ve İYİ Parti'nin olumlu oy kullanalarıyla oy çokluğuyla kabul edildi,

CUMHURİYETİN BEKÇİLERİYİZ

Otuumda görev süreci boyunca hayata geçirdiği faaliyetleri ve projeleri anlatan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Bu şehrin belediye başkanı olma görevini yaklaşık beş yıl önce göğsümde bir onur madalyası olarak taşımaya başladım” sözleriyle konuşmasına başladı. Demokrasi vurgusu yapan Başkan Soyer, “Birlikte, İzmir aşkıyla hiç yorulmadan çalıştık. Bu süreçte benim en önemli rehberlerimden biri İzmirlilerin oylarıyla seçilmiş olan bu meclis oldu. Milletimizin iradesinin kayıtsız şartsız tecelli ettiği bu mecliste, hepimiz daima demokrasiden yanaydık. Bana sorarsanız beş yıldır görev yapan meclisimizin en büyük başarısı budur. İzmir ve Cumhuriyet birbirine ilk andan itibaren mühürlenmiştir. İşte bu yüzden bu şehir ve onun seçilmiş vekilleri olan bizler Cumhuriyetimizin koşulsuz şartsız bekçileriyiz. Bu yoldan bizi hiç kimse ve hiçbir güç ayıramaz” diye konuştu.

KRİZLERİ BİRLİKTE AŞTIK

2019 yılındaki seçim beyannamesinde yer alan 16 ana başlık altındaki 165 projeyi yüzde 87 oranında tamamladıklarını dile getiren Başkan Soyer, “İzmir’in gelişen ihtiyaçları, deprem ve pandemi gibi nedenlerle 165 proje arasında yer almayan 15 proje daha başlattık ve tamamladık. Tüm bu hizmetlerin ayrıntılı raporunu bugün burada sizlerle paylaştık. Bu dönemde şehrimizde ve dünyada eşi benzeri görülmemiş birçok krizi, felaketi yaşadık. Deprem, yangın ve sel gibi felaketlerin yanı sıra, dünya genelinde iklim krizi kuraklık ve pandemi gibi küresel krizlerin etkileri ile yüzleştik. Yaşadığımız feelaketler karşısında şu iki şeyi hiçbir zaman kaybetmedik: Beraberliğimiz ve umudumuz. Daima tek yürek olduk. İzmir’de felaketleri, krizleri birlikte aştık” dedi.

DEPREM RAPORU

30 Ekim 2020’de İzmir’de meydana gelen ve 6 Şubat 2023’te Türkiye’nin 11 ilinde yaşanan depremlere değinen Başkan Soyer, şunları söyledi: “30 Ekim depremi gecesi, tek bir vatandaşımızı dışarıda bırakmadık ve bütün depremzedelerimizin geçici olarak barınabilecekleri çadır alanları kurduk. 30 Ekim hem tarifsiz bir acıya hem de İzmir tarihinin gördüğü en büyük dayanışmaya sahne oldu. Başlattığımız Bir Kira Bir Yuva Kampanyası ile yalnızca bir ay içerisinde tüm depremzede vatandaşlarımızı başlarını sokabilecekleri, güvenle barınabilecekleri bir yuvaya kavuşturduk. 6 Şubat 2023’te yüreğimize tarifi kelimelerle mümkün olmayan bir ateş daha düştü. Ülke tarihinin en acı felaketlerinden birisini yaşadığımız depremde on binlerce canımızı kaybettik. Depremin ardından saatler sonra deprem bölgesine ulaştık. Belediyemizin ve İzmir’deki milyonların desteğini tırlarla, gemilerle, uçaklarla bölgeye taşıdık. Bir Kira Bir Yuva imecemizi bu kez 6 Şubat Depremi'nden etkilenen kardeşlerimiz için başlattık. Halk TV’de yaptığımız canlı yayınla 33 bin 098 ailemize kira desteği olmak üzere 330 milyon liralık yardım topladık ve ihtiyaç sahiplerine doğrudan ulaştırdık.”

ULUSLARARASI BAŞARILAR

“Her zaman Ulu Önderimiz Mustafa Kemal’in 100 yıllık Cumhuriyet mirasına ve Cumhuriyetin faziletlerine kol kanat gerdik” sözleriyle konuşmasını sürdüren Başkan Soyer, “İzmir ruhuyla ortaya koyduğumuz duruş sayesinde pek çok uluslararası başarıya imza attık. 2022 Avrupa Ödülü İzmir’e verildi. İzmir dünyadaki kentsel değişimin öncülerinden biri oldu. İnsanın doğayla uyum içinde yaşadığı döngüsel şehirciliğin temellerini attık. Tüm bunların sonucu olarak Ekim 2023’te 46 ülkeden 130 bin yerel yönetimin temsil edildiği Avrupa Konseyi Bölgeler Meclisi’ne Başkan olarak seçildim. Bu görevi, bizlere 100 yıllık kesintisiz barışı miras bırakan Mustafa Kemal’in emanetini daha ileriye taşıyacağıma söz vererek üstlendim” ifadelerini kullandı. 

EKONOMİK KRİZE RAĞMEN    

Ülkede her geçen gün katlanarak artan ekonomik krize rağmen bugüne kadar hiç yapılmamış ölçekte altyapı hamleleri başlattıklarını, Yaşayan Körfez Seferberliği ile İzmir Körfezi’nde koku sorununun ve kirliliğin sonunu getirdiklerini söyleyen Başkan Soyer, İzmir Tarımı’nda kuraklığa ve yoksulluğa savaş açtıklarını, üreticinin alın terine, gençlerin umutlarına sahip çıktıklarını da ifade etti.

27 MİLYARLIK YATIRIM

2019 başından 2023 Eylül ayına kadar İzmir’de toplanan vergilerden maliye payı ve iller bankası payı olarak İzBB’ye toplam 44.7 milyar lira gönderildiğini açıklayan Başkan Soyer, “Bu dönemde belediyemiz 27.1 milyar TL yatırım harcaması yapmıştır. 12 milyar ulaşım sisteminin işletilmesine yönelik ESHOT başta olmak üzere tüm işletmeci ulaşım şirketlerine ve İZTAŞIT’a destek sağlanmıştır. Bu dönemde personel gider ödemelerimiz 15.2 milyardır. Sadece bu üç kalemin toplamı 54.3 milyardır. Bunun dışındaki tüm gelirlerimizi kendi yarattığımız kaynaklar ile sağlıyoruz. Nasıl mı? AAA, yani en yüksek kategorideki kredi notumuzla hayallerimizi gerçekleştirmek için gerekli fonları İzmir’e getirdik. Ekonomik zorluklara rağmen, uluslararası ölçekte sahip olduğumuz başarılar ve elde ettiğimiz itibar sayesinde İzmir’e görev süremizde 1 milyar Euro çok düşük faizli ve uzun vadeli yatırım finansmanı kazandırdık. Bu sayede 2019 yılından bu yana İzmir’de 2.1 milyar Euro, yani bugünün rayiciyle 66 milyar liralık yatırım yaptık” diye konuştu.

GÜNEŞ BALÇIKLA SIVANMAZ

Başkan Soyer, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “İzmir’den kırk alıp bir veren anlayışın karşısında dimdik durduk. Milyarlarca liralık dev projeleri Belediyemizin kendi imkanlarıyla tamamladık. Güneş balçıkla sıvanmaz. Koşullar ne kadar zor olursa olsun mazeret değil icraat ürettik. 7 gün 24 saat hizmet ilkesiyle çalıştım, çalıştık. Bu süreçte 2019 yılında İzmir için vaat ettiğimiz 165 projeden yedisini tamamlayamadık. Bunlardan bir tanesi Elektrik Fabrikası. Bu projeyi neden yapamadığımızı sanıyorum herkes biliyor. Diğer bazı projelerin gerçekleşememe nedenleri de buna benziyor. Elbette yılmadık. Ya bir yol bulduk ya da bir yol açtık. İzmir’e yeni hizmetler kazandırdık. Ulu Önderimizin “Her fabrika bir kaledir” sözünden aldığımız ilhamla, Şaşal Su Fabrikası, Bayındır Süt İşleme Fabrikası, İzDönüşüm Fabrikası ve Ödemiş Et Entegre Tesisi olmak üzere şehrimize dört Cumhuriyet kalesi kazandırdık.”

SEÇİM BEYANNAMESİ

Bir kez daha İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesi halinde İzmir’de uygulamak istediği yeni programın omurgasını paylaşan Başkan Soyer, “Ben, Seferihisar'daki on yıllık, İzmir Büyükşehir’deki beş yıllık ve Avrupa Konseyi başta olmak üzere uluslararası kuruluşlardaki tecrübelerim doğrultusunda İzmir’i Türkiye’ye ve dünyaya örnek olacak bir uyum şehri olarak tahayyül ediyorum.  Bu vizyonumuz bir ayağıyla kendi aramızdaki uyuma yaslanıyor. Diğer yanıyla tüm fiziki ve beşeri sermayemizin temel kaynağı olan doğaya uzanıyor. Vizyonumuzu oluşturan diğer bir özellik geçmişimizle, köklerimizle olan güçlü bağlarımız. Ve son olarak daima yenilenen, dönüşen, yani değişimle uyumlu bir İzmir çalışıyoruz. Böyle bir şehre kavuşmanın yeni dönem seçim beyannamemi de oluşturan yedi ana başlığı var” diyerek 7 maddeyi şöyle sıraladı: 

  • Güvenli Yaşam
  • Refahın Büyümesi ve Adil Dağılımı
  • Yerel Demokrasi
  • Sosyal Gelişme
  • Doğayla Uyum
  • Geçmişten Öğrenmek
  • Geleceğin İnşası

HİÇBİRİ HAM HAYAL DEĞİL

Göreve yeniden seçilmesi halinde hedeflerinin neler olduğunu anlatan Başkan Soyer, “Bu şehirde her şeyden önce vatandaşlarımızın can güvenliği olmalı. Bu, elli yılı aşkın süredir ihmal edilmiş altyapı yatırımlarımızın, kentsel dönüşüm hamlemizin ve devasa ulaşım projelerimizin devam etmesi anlamına geliyor. Bununla beraber her bir İzmirlinin refahını büyütmek ve bu şehrin ekonomik gücünün adil dağılımını sağlamak zorundayız. Burada ülkemizin en temel sorunu olan gelir adaletsizliğini çözmek için bir yerel yönetim olarak yapmamız gerekenleri kastediyorum. Güvenli bir yaşama ve yüksek bir refaha sahip olmanın elbette birçok yöntemi var. Tüm bunları yeni dönemde de artırarak güçlendireceğiz. Bir sonraki hedefimiz insana yatırım. İzmir’i kent ölçeğinde geliştirmekle yetinemeyiz. Bu da ancak sosyal gelişmeye, yani eğitime, sanata, yardımlaşmaya, spora ve elbette çocuklara, gençlere yönelik icraatlarla mümkün olabilir. Yeni dönemde bu çalışmalarımızı daha da öne çıkararak İzmir’in sosyal gelişmesini teminat altına alacağız.İzmirlilere daha çok beton veya kirli bir körfez değil, parklarıyla, yollarıyla ve tüm kamusal alanlarıyla nefes alıp veren bir şehir lazım. Bu konuda İzmir’de görülmemiş yatırımlar yaptık. Çalışmalarımızla dünyaya örnek olmaya devam edeceğiz. Bir yandan somut ve soyut kültür mirasımızı korurken öte yandan en yeni teknolojileri İzmir’e kazandıracağız. Burada paylaştıklarımın hiçbiri ham bir hayal değil. Halkımız takdir eder ve yeniden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı seçilirsem İzmir için başlattığımız kısa, orta ve uzun hizmet seferberliğini canla başla sürdürmeye devam edeceğim” açıklamalarında bulundu.

PROJELERİ ANLATTI

Başkan Soyer, bugüne kadar hayata geçirdikleri projelerden bazılarını şöyle anlattı: 

Güvenli yaşam çalışmalarımıza yerin altından başladık. Gördük ki, İzmir için kurulan Körfezin koku sorununun temel sebeplerinden biri olan bütünleşik sistem hattını ayırarak dört yılda Körfez’e açılan yaklaşık 300 kilometrelik yağmur suyu hattını tamamladık. Bu sayede İzmir’in yağmur suyu ile kanalizasyon hatlarını birbirinden tümüyle ayırıyoruz. Tüm atık sular arıtma tesislerimize, yağmur suları ise hiç kirlenmeden doğrudan Körfez’e akıyor. İzmir tarihi boyunca yapılan yağmur suyu hattının yüzde 50'sini yalnızca 4 yılda yaptık.

KENTSEL DÖNÜŞÜM

Başlattığımız kentsel dönüşüm seferberliği ile depreme dirençli ve güvenli bir yapı stoğunu odağımıza aldık. İzmir’in 30 ilçesine yayılan bu hareketle şehrimizdeki binlerce yapının deprem karnesini çıkarıyoruz. İzmir’in tam 6 bölgesinde 8 etap halinde, 820 bin metrekarelik dev bir alanda şehrimizin depreme dayanıklı, yeni mahallelerini kuruyoruz. Gaziemir, Ege Mahallesi, Uzundere, Ballıkuyu, Çiğli Güzeltepe ve Örnekköy’de dönüşüm etaplar halinde, aynı anda başladı ve devam ediyor. Diğer yandan 30 Ekim depreminde hasar gören, yıkılan, yıkılacak olan ya da riskli yapı kabul edilen binaların mevcut yapı yönetmeliklerine uygun olarak yeniden yapılması ve yurttaşların konut sahibi olması amacıyla Halk Konut projemizi geliştirdik. Bu sayede, kentsel dönüşüm için bölgesel ölçekteki çalışmaların yanı sıra Türkiye’de ilk defa, bina ölçeğinde dönüşümü başlattık. Halk Konut Kooperatifleri modeliyle, belediyemiz garantörlüğünde vatandaşlarımızı kendi binalarının müteahhiti haline getirdik. Kooperatifçilik modelini bina ölçeğinde kentsel dönüşüme taşıdık. Türkiye’ye örnek olan bir kooperatifçilik modelinin temellerini attık.

İZMİR TARIMI

İzmir Tarımı için ekolojiyi ve ekonomiyi aynı anda kucaklayan bir ana hedef tarif ettik: Kuraklık ve yoksullukla mücadele… Türkiye’nin ilk çoban haritasını ortaya koyduk. Çobanlarımızdan, küçük üreticilerimizden alım garantisiyle aldığımız sütleri Cumhuriyetimizin 100. yaşına armağan ettiğimiz Bayındır Süt Fabrikamızda işliyor, dünya pazarına sunuyoruz. Bu sayede milletimizin efendilerinin alın terine sahip çıktık. Ekonomik krizin ve yoksulluğun çığ gibi büyüdüğü bir dönemde topraklarımızın bereketini koruduk.

RAYLI SİSTEMLER

Raylı sistemler konusunda yaptığımız devrim niteliğindeki yatırımlar, İzmir’in refahını adil bir şekilde paylaşma irademizin temelidir. Yüzde 12 ile aldığımız Narlıdere Metrosu’nu 7 Şubat 2024’te açıyoruz. Çiğli Tramvayı’nı da 14 Şubat’ta açıyoruz. Öte yandan İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kendi kaynaklarıyla yaptığı ve İzmir’in en büyük raylı sistem yatırımı olan Buca Metrosu’nun temelini attık ve çalışmalara ivedilikle başladık. İzmir’i demir ağlarla öreceğiz dedik, sözümüzü pandemi ve ekonomik krize rağmen adım adım hayata geçirdik.

İzmir'de gençleri meslek sahibi yapmak için hazırlanan eğitime kadınlar ilgi gösterdi İzmir'de gençleri meslek sahibi yapmak için hazırlanan eğitime kadınlar ilgi gösterdi

SOSYAL PROJELER

Sosyal gelişme hedefimizin en önemli ayaklarından birisi elbette kadınlar. Tüm hedeflerimizi kadınların ihtiyaç beyanı esasıyla oluşturuyoruz. İzmir’de, kadınların güven içerisinde yaşadığı ortamı daha da iyileştiriyoruz. Örnekköy Yerleşkesi’nde açtığımız Anahtar Kadın Çalışmaları Bütüncül Hizmet Merkezimizde kadınlara istihdama yönelik kurslar veriyoruz. Görev süremde sosyal yardımlarımız en üst düzeye ulaştı. 2019 yılında Sosyal Hizmetler Dairemizin bütçesi 202 milyon TL iken bu yıl 937 milyon TL kullandık, 2024 içinse 1.9 milyar öngördük. 2023’teki artış oranı tam beş kat oldu. 2024’de ise Sosyal Hizmetler Dairemizin bütçesini görev başlangıcıma göre 10 kat artırıyoruz. Bu doğrultuda düzenli sosyal yardım yaptığımız hane sayısı da 17 binden 80 bine yükseldi. 2019’dan bugüne 564 bin 289 vatandaşımızın kapısını tam 8 milyon 927 bin kere çaldık ve sosyal yardımlarımızı ulaştırdık.

YEŞİL ALAN ARTIYOR

Doğayla uyum çalışmalarımızın omurgasını Yaşayan Parklar oluşturuyor. Yaşayan Paklar ile İzmir’in çevresinde bugüne kadar atıl bırakılmış açık alanları kamuya kazandırıyoruz. Her bir yaşayan parkımız; ekosistemin korunması, tarımsal üretim ve toplumsal etkileşim olmak üzere üç ana amaca hizmet ediyor. 2024 yılı sonunda İzmir için vaad ettiğimiz 35 Yaşayan Parkımızın hepsini tamamlayarak şehrimizde kişi başına düşen yeşil alan miktarını 30 metrekareye çıkarıyoruz. Şu an bu rakam 25 metrekare. 

KÖRFEZ ÇALIŞMALARI

Körfez Seferberliği ile Körfez’deki kirliliği halının altına süpürmek yerine onu kaynağında sıfırlayan kapsamlı ve yenilikçi bir yol haritası belirledik. Karada, kıyıda ve denizin içinde bir zincirin halkaları gibi uzanan 11 ayrı projeyle Körfezdeki kirliliği kuşatma altına aldık. Titiz bir bilimsel planlamayla hazırlanan “Yaşayan Körfez Seferberliği” için ayırdığımız bütçe 11 milyar 95 milyon lira. Bugün geldiğimiz noktada İzmir Körfezi’nin en büyük sorunlarından biri olan koku sorununu kalıcı bir şekilde çözmüş olmak gurur verici.

ARMAĞAN EDECEĞİZ

Tarihi Kemeraltı Çarşısının İzmir için ne kadar büyük bir anlam ifade ettiğini biliyoruz. Bu vizyonla, 2022’de Tarihi Kemeraltı Çarşısı’nda altyapı ve üst yapı yenileme çalışmalarımıza başladık ve tamamlanma aşamasına geldik. Şu ana kadar Kemeraltı’nın altına 700 milyon liranın üzerinde yatırım yaptık. Altı hafta sonra ilk iki etabı tamamlıyoruz. Yılbaşında ise bu büyük yatırımı muhteşem bir kutlamayla İzmir’e armağan edeceğiz.

18.6 MİLYAR AYIRDIK

İzmir’in hem altına hem de üstüne yatırımlarımızı yapmayı sürdüreceğiz. Bütçemizin yaklaşık 18.6 milyarını sermaye giderlerine, yani şehrimize ve geleceğimize yaptığımız yatırımlara ayırdık. Ülkemizde yaşanan ekonomik krize, para birimimizin değersizleşmesine rağmen İzmir’e kazandırdığımız yatırımların bütçemizin yüzde 41’i olmasından çok büyük gurur duyuyorum.

40’A 1 ORANI DEVAM

AK Parti’li meclis üyelerinin ‘İzmir’e borcunuz var’ söylemlerine yanıt veren Başkan Soyer, “Hükümetin borcu yok mu? İzmir’de 2019-2023 tarihleri arasında 890.9 milyar vergi toplanmış, 44.7 milyar İzBB’ye aktarılmış, toplanan vergilerden merkezi idarenin yaptığı yatırım 20.6 milyar… Yani yıllardır devam 40’a 1 oranı yine devam etmiş. Sizlerin e İzmir’in hakkının verilmesi konusunda diğer meclis üyelerimiz gibi heyecanlı, ısrarlı, takipçi olmanızı istiyoruz” dedi.

İDDİALARA YANIT


Başkan Soyer’in projeleri içeren anlatımının ardından AK Parti Grubu’ndan gelen eleştiri ve iddiaları da yanıtladı.

ŞAİBE SÖZ KONUSU DEĞİL

Sayıştay eleştirileriyle ilgili konuşan Başkan Soyer, “Bugüne kadar yaptıklarımızı tek tek anlatacak değilim, fakat bazı önemli projelere burada değinmek isterim. Sayıştay meselesi… 100 binlerce işlem yapılmış İzmir Büyükşehir’deki o dosyada gösterilen maddeler çok minimum usul hataları. Bir zimmet, suç söz konusu değil. Bir yolsuzluk, şaibe söz konusu değil. Sımsıkı arkasında durabilirsiniz, hepsinin cevabı var” açıklamalarında bulundu.

AYNI ŞEFFAFLIĞI BEKLİYORUM

Başkan Soyer, asfalt eleştirilerine ise şöyle yanıt verdi: “5.3 milyon ton asfalt yapmışız. Bütçemizin tamamını harcayarak yapmışız. Neden 12 milyon değil, çünkü akaryakıt 6 kat artmış. Toplam il genelinde 106 milyon metrekare yol açıldı. Buca-Bornova Tüneli’nin 2.6 kilometresi tamamlandı, viyadükler bitti. 2025’te de açılış yapacağız. Otopark denildi… Toplam 168 milyon lira otopark geliri elde etmişiz. Kısacası biz otopark fonu ile ilgili hesabımızı şeffaf şekilde verebiliyor, deprem fonu ile ilgili de aynı şeffaflığı bekliyoruz.”

ÜÇ YIL KAYBETTİK

Çöp tesisi tartışmalarına da değinen Başkan Soyer, “Harmandalı’da şu anda yargı kararına aykırı bir şey yapılmıyor. Menderes ile ilgili 2019 yılından beri çalışıyorduk ama son dakikada İl Tarım Müdürlüğü’nün görüş değiştirmesiyle süreç durdu. 7 ayrı yerde çalışmamız sürüyor ama bir ÇED raporunun tamamlanması üç yıl gibi bir süre alıyor. Menderes ile ilgili ısrarımız bundandı ama İzmir üç yılını kaybetmiş görülüyor. Ödemiş Tesisi’nin ÇED dosyasını tamamladık. Yaklaşık 1 yıldır ÇED belgesi imza aşamasında. Eskiden vahşi döküm alanıyla ilgili bir yerin rehabilitasyonu için proje hazırladık, ÇED süreci tamamlandı onaya gitti ama imza bekliyoruz” diye konuştu.

OPERA BİNASI YANITI

Opera binası meselesine de açıklık getiren Başkan Soyer, “Opera Binası ile ilgili de ‘rezalet’ denildi. Ancak ülkemizde kamu yatırımlarıyla ilgili bir Cumhurbaşkanlığı tasfiye kararı çıkarıldı. Yüklenici firma bunu kaldıramadı ve ihale süreci feshedildi. Olay bundan ibaret” dedi.

ASLA KAYGIMIZ YOK

Adaylık kaygısı olduğuna yönelik AK Parti’li meclis üyelerinden gelen iddiaları da cevap veren Başkan Soyer, “CHP bir kurultay yaparak genel başkanını değiştirmiş bir siyasi partidir. Siyasi partilerde demokrasiden bahsedeceksek, önce bunu hatırlamamız lazım. Tabi ki anketler yapacak, demokrasinin gereği bu… Biz kimsenin iki dudağı arasında olmak istemeyiz, değiliz de! Bu parti CHP…  Şu kadarcık kaygımız yok. Tabi ki anketler yapılsın, kaygımız yok, bununla iftihar ediyoruz. Çünkü biz CHP’yiz” ifadelerini kullandı. 
 


AŞKTA EKSİLME YOK

Başkan Soyer, son olarak şunları söyledi: “Mazbatamı aldığım günden bu yana, 5 yıl boyunca İzmir’in bu egemenlik meclisinde çok değerli bir şeyi başardık. Dün olduğu gibi, yarın da İzmir için aşkla çalışacağız. O aşkta şu kadar eksilme yok, tersine aşkımız çalıştıkça daha da arttı. Bu egemenlik meclisinin çatısı altında demokrasi yolundan asla sapmadan İzmir aşkıyla çalışan her birinizi saygıyla selamlıyor, her birinize içtenlikle teşekkür ediyorum. Biz Cumhuriyetiz. Biz Mustafa Kemal Atatürk’ün İzmiriyiz. Bu ülke ve bu şehir için aşkla çarpan dört buçuk milyon yüreğiz. İzmir biziz. Daima Cumhuriyet! Daima demokrasi! Daima İzmir!”

Kaynak: FATİH ÖZKILINÇ