Canım Kadın,
Başkalarının canı yandığında nasıl da yumuşuyoruz…
“Geçer.”
“Sen elinden geleni yaptın.”
“Biraz dinlen.”
“Bunun için kendini suçlama.”
Ama sıra kendimize geldiğinde aynı cümleleri söylemek neden bu kadar zor?
Kendi hatamızı büyütüyor, eksiklerimizi uzun uzun düşünüyor, başkalarına gösterebildiğimiz anlayışı kendimizden esirgiyoruz.
Bir şey yolunda gitmediğinde hemen kendimize yükleniyoruz:
“Nasıl bunu da beceremedim?”
“Yine aynı şeyi yaptım.”
“Daha güçlü olmalıydım.”
İşte öz şefkat tam burada başlıyor.
Öz şefkat, kendine sürekli “haklısın” demek değildir. Hatalarını görmezden gelmek, sorumluluklarından kaçmak ya da kendini geliştirmeyi bırakmak da değildir.
Öz şefkat; zorlandığın, hata yaptığın veya kendini yetersiz hissettiğin bir anda kendine düşman gibi değil, yanında olmak istediğin bir insan gibi yaklaşabilmektir.
Çünkü insanın kendisiyle kurduğu iç konuşma, günlük yaşamındaki duygusal deneyimini de etkileyebilir.
Kendine sürekli sert davranırsan hata yapmak yalnızca bir davranış olmaktan çıkar; zamanla “Ben yetersizim” düşüncesine dönüşebilir.
Oysa bir hata yapmış olabilirsin.
Bir kararın yanlış çıkmış olabilir.
Bir ilişkiyi yanlış yönetmiş olabilirsin.
Bir fırsatı kaçırmış olabilirsin.
Bunların hiçbiri senin bütününü tanımlamaz.
Canım Kadın,
Bazen kendine şefkat göstermek, “Ben çok güçlüyüm, hiçbir şey beni yıkamaz” demek değildir.
Tam tersine:
“Evet, bu bana ağır geldi.”
“Evet, kırıldım.”
“Evet, bugün iyi değilim.”
“Ve yine de kendimi terk etmeyeceğim.”
diyebilmektir.
Çünkü güçlü olmak, hiç düşmemek değildir.
Düştüğünde kendini yerden kaldıracak kişinin yine sen olabilmendir.
KÜÇÜK BİR ÖZ ŞEFKAT EGZERSİZİ
Bugün kendini eleştirdiğin bir anı hatırla.
Sonra aynı şeyi çok sevdiğin bir kadın yaşamış olsaydı ona ne söyleyeceğini düşün.
Ona söyleyeceğin cümleyi şimdi kendine söyle.
Ardından elini kalbinin üzerine koy ve üç kez yavaşça nefes al.
Şunu söyle:
“Zorlanmam insan olduğumu gösterir.”
“Hata yapabilirim ve yine de değerliyim.”
“Kendimi düzeltirken kendime zarar vermek zorunda değilim.”
Son olarak kendine sor:
“Şu anda kendim için yapabileceğim en küçük iyi şey ne?”
Büyük bir değişiklik arama.
Bir bardak su olabilir.
Kısa bir yürüyüş olabilir.
Ertelediğin bir dinlenme olabilir.
Birine “hayır” demek olabilir.
Ya da sadece bugün kendini suçlamamayı seçmek olabilir.
Canım Kadın,
Kendine gösterdiğin şefkat seni daha az güçlü yapmaz.
Aksine, sürekli kendisiyle savaşmak zorunda kalmayan bir insanın kendisini anlaması, hatalarından öğrenmesi ve yeniden başlayabilmesi için daha fazla alanı olur.
Senin de yorulmaya hakkın var.
Yanılmaya hakkın var.
Bazen hiçbir şey yapmak istememeye hakkın var.
Her şeyi aynı anda çözememeye de…
Kendine iyi davranmak, kendini olduğun yerde bırakmak değildir.
Kendine iyi davranmak, değişirken bile kendinin karşısında değil, yanında olmaktır.
Bugün kendine biraz daha yumuşak davran.
Çünkü dünyada sana sert davranan yeterince insan olabilir.
Sen onlardan biri olmak zorunda değilsin.
Bugün kendine şunu hatırlat:
“Ben kendimin düşmanı değilim. Hatalarımın toplamı değilim. Zorlandığım günlerde de kendime şefkat gösterebilirim.”
Canım Kadın,
Kendini sevmenin en gerçek hâllerinden biri belki de budur:
Kendine iyi günlerinde değil, en zor günlerinde de sahip çıkabilmek.
Bugün bu yazıyı ihtiyacı olan ya da sevdiğin bir kadına da gönder. Belki onun da kendisine biraz daha şefkatle bakmaya ihtiyacı vardır.