Canım kadın…
Bir ilişkide en çok ne yorar biliyor musun? Sürekli kendini anlatmak zorunda kalmak. Cümlelerini seçmek, yanlış anlaşılmamak için kelimeleri tartmak, içinden geldiği gibi değil de “kabul edilebilir” şekilde var olmaya çalışmak… İşte bu yorgunluk sevginin değil, onay arayışının yorgunluğudur.

Çünkü gerçek bir bağda insan kendini ispat etmez. Kendiliğinden anlaşılır.
Senin varlığın yetiyorsa, sevgi vardır.
Sen sürekli açıklama yapıyorsan, orada bir şey eksiktir.

Canım kadın…
Bir düşün…
Yanında kendin gibi olabildiğin insanlarla mı daha huzurlusun, yoksa sürekli “doğru versiyonunu” sunmaya çalıştığın insanlarla mı?
Bedenin sana yalan söylemez. Doğru insanın yanında gevşersin. Omuzların düşer, nefesin yumuşar, zihnin susar. Çünkü artık savaşmıyorsundur.

Ama yanlış yerdeysen…
Sürekli tetikte olursun.
“Bunu dersem yanlış anlaşılır mı?”
“Şimdi böyle yaparsam sorun olur mu?”
Ve fark etmeden kendinden parçalar verirsin… sadece kalabilmek için.

İşte tam burada durman gereken yer burası, canım kadın.
Çünkü sevgi; kendinden vazgeçmeni isteyen bir şey değildir.
Sevgi; seni daha çok sen yapan bir alandır.

Kendine şu soruyu sormaktan korkma:
“Ben bu ilişkide gerçekten kendim miyim, yoksa kabul görmek için kendimden mi vazgeçiyorum?”

Eğer cevap ikinciyse…
Bu bir kayıp değil, bir fark ediştir. Ve fark ediş, dönüşümün başlangıcıdır.

Mini Egzersiz: “Kendim Olarak Var mıyım?”

Bugün küçük ama güçlü bir çalışma yapıyoruz.

Gözlerini kapat ve son zamanlarda seni yoran bir ilişkiyi düşün.
O kişinin yanında kendini hayal et.

Şimdi kendine sor:
“Onun yanındayken nefesim nasıl?”
“Bedenim rahat mı, yoksa kasılı mı?”
“Konuşurken içimden geldiği gibi miyim, yoksa filtreli mi?”

Sonra şu cümleyi içinden söyle:
“Ben, kendim olarak var olabildiğim yerde kalmayı seçiyorum.”

Bunu 3 kez tekrar et.
Bedeninin verdiği cevabı hisset.

Çünkü bedenin sana her zaman doğruyu söyler.

Canım kadın…
Sen anlatılmak zorunda olan biri değilsin, hissedilmesi gereken birisin.
Seni anlamak için çaba sarf etmeyen bir yerde, kendini daha çok anlatmak çözüm değildir.
Çözüm, kendini kaybetmediğin yere doğru yürümektir.

Unutma…
Doğru bağda kendin olursun.
Yanlış bağda kendinden vazgeçersin.

Ve sen, hiçbir bağ uğruna kendinden vazgeçecek bir kadın değilsin.