Canım Kadın,
Kendinle konuşurken kullandığın dili hiç fark ettin mi?
Bir şey denediğinde…
olmadığında…
zorlandığında…
İçinden geçen ilk cümle ne oluyor?
“Ben bunda iyi değilim.”
“Ben yapamıyorum.”
“Bu bana göre değil.”
Ve o an fark etmeden bir kapıyı kapatıyorsun.
Kendine.
Çünkü zihnin, söylediğin her şeyi gerçek kabul eder.
Sen “yapamıyorum” dediğinde,
o da “tamam” der ve durur.
Artık denemez.
Artık açılmaz.
Artık öğrenmez.
Ama aynı anı başka bir cümleyle düşün:
“Bu benim için yeni bir şey.”
Bak ne değişiyor…
Yargı yok.
Kapanma yok.
Sadece alan var.
Bir ihtimal.
Bir hareket.
Bir devam etme hali.
Canım Kadın,
Sen aslında çoğu şeyi “yapamıyor” değilsin.
Sadece henüz öğreniyorsun.
Ama biz büyürken bir şey öğrendik:
Ya iyi olmalısın…
ya da hiç yapmamalısın.
O yüzden yeni bir şeye başladığımızda
çocuk gibi olmaktan korkuyoruz.
Bilmeyen halimizden utanıyoruz.
Yavaş ilerlemekten sıkılıyoruz.
Hata yapmayı kendimize yakıştıramıyoruz.
Ve sonra kendimize şu etiketi yapıştırıyoruz:
“Ben bunda iyi değilim.”
Oysa gerçek şu:
İyi olmak, tekrarın sonucudur.
Tekrar ise sabrın.
Ve sabır…
kendine yumuşak davranabilenlerin gücüdür.
Beynin aslında senin düşündüğünden çok daha esnek.
Her yeni denemede,
her küçük adımda,
her “bir daha deneyebilirim” dediğinde…
içinde yeni yollar açılıyor.
Ama sen kendine kapıyı kapatırsan,
o yollar hiç oluşmuyor.
İşte bu yüzden mesele yetenek değil…
yaklaşım.
Kendine nasıl konuştuğun.
KÜÇÜK BİR EGZERSİZ (Dilinle kapıyı açmak)
Bugün kendini yakala.
Bir yerde zorlandığında…
bir şeyi beceremediğini düşündüğünde…
otomatik cümleni fark et.
Ve hemen ardından şunu söyle:
“Dur… bu benim için yeni.”
Belki ilk başta yapay gelecek.
Belki inanmayacaksın.
Ama yine de söyle.
Sonra küçük bir adım at.
Çok küçük.
Yarım yap.
Eksik yap.
Ama yap.
Ve akşam kendine şunu sor:
“Bugün ben gerçekten yapamıyor muydum…
yoksa sadece öğreniyor muydum?”
Cevap seni şaşırtabilir.
Canım Kadın,
Sen sabit bir hal değilsin.
Sen gelişen bir varlıksın.
Bugün yapamadığın şey,
yarının doğal halin olabilir.
Ama bunun olması için
kendine izin vermen gerekir.
Kendini yargılamayı bırakman…
kendinle konuşma şeklini değiştirmen gerekir.
Unutma:
“Yapamıyorum” bir son.
“Yeni” bir başlangıç.
Ve sen hayatında neyi çoğaltırsan,
zihnin de oraya doğru büyür.
Bugün kendine yeni bir alan aç.
Küçük bir cümleyle:
“Bu benim için yeni.”
Ve belki de uzun zamandır ilk kez,
kendine karşı daha şefkatli olduğunu hissedeceksin.
İşte gerçek değişim…
tam olarak burada başlar.