Günümüzde insanlar birbirinden uzaklaşıyor.
Siyaset ayırıyor, sosyal medya kutuplaştırıyor, önyargılar büyüyor. Aynı ülkenin insanları bile bazen birbirini dinlemeyi unutuyor. İşte tam da böyle bir dönemde, sevgiye, kardeşliğe ve gönül birlikteliğine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyoruz.
Konyalılar Dernekleri Birliği Federasyonu (KONFED) Başkanı Mehmet Aydoğan yıllardır düşlediği İzmir’den Konya’ya Gönül Köprüsü’nü hayata geçirmek istedi.
Bunun için İzmir'den Konya'ya uzanan bir tren yolculuğu planladı.
Düşünün…
İzmir'de toplumun farklı kesimlerini temsil eden yaklaşık 40 federasyon başkanı…
Yıllarını gazeteciliğe vermiş, Ege'nin nabzını tutan, çalıştıkları kurumlarda yönetici konumunda bulunan 35 duayen gazeteci…
Bu kadar yoğun tempoya sahip insanları, tam 13 saatlik tren yolculuğuna ikna etmek kolay değildir. Ardından iki gün sürecek yoğun program ve dönüşte yine 13 saatlik yol…
Bugünün şartlarında bunu hiçbir makam, hiçbir unvan, hiçbir davet tek başına başaramaz.
Ama bir kişi başardı.
Çünkü davetin arkasında güven vardı…
Samimiyet vardı…
Yılların oluşturduğu dostluk vardı.
O ismin adı Mehmet Aydoğan'dı.
Konyalılar Dernekleri Birliği Federasyonu (KONFED) Başkanı Mehmet Aydoğan'ın yıllardır hayalini kurduğu "İzmir-Konya Gönül Köprüsü Projesi" işte bu güven sayesinde hayat buldu. Davet ettiği insanlar, programın uzunluğunu ya da yolun zorluğunu düşünmeden "Evet, geliyoruz." dediler.
Çünkü onlar Mehmet Aydoğan'ı tanıyorlardı.
Bugüne kadar yaptığı hiçbir organizasyonda kişisel hesap peşinde koşmadığını biliyorlardı.
Onun tek hedefi vardı:
İnsanları bir araya getirmek…
Önyargıları yıkmak…
Doğduğu şehir Konya ile ömrünü, emeğini ve dostluklarını verdiği İzmir arasında kalıcı bir gönül köprüsü kurmak.
Bu köprü üç günde kurulmadı.
Bu köprü yılların emeğiyle, sabrıyla ve inancıyla ilmik ilmik örüldü.
Ve sonunda hayal gerçeğe dönüştü.
Elbette böylesine anlamlı bir projenin gerçekleşmesinde Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ın verdiği güçlü destek de ayrı bir takdiri hak ediyor. Belediyeciliğin sadece asfalt yapmak, bina inşa etmek olmadığını; şehirler arasında gönül bağları kurmanın da en az fiziki yatırımlar kadar değerli olduğunu gösterdi. Bu destek sayesinde Konya, sadece tarihi ve kültürel zenginliğiyle değil, misafirperverliğiyle de gönüllerde unutulmaz bir yer edindi.
Üç gün boyunca gösterilen sıcak ilgi, samimi ev sahipliği ve kusursuz organizasyon, programa katılan herkesin hafızasında güzel bir hatıra olarak yerini aldı.
Ben de böylesine güzel bir yolculuğun içinde bulunmaktan büyük mutluluk duydum.
Çünkü Mehmet Aydoğan, sadece başarılı bir federasyon başkanı değil; sözünün arkasında duran, dürüstlüğüyle güven veren ve insan ilişkilerinde samimiyeti ilke edinmiş örnek bir isimdir. Böyle insanların sayısı arttıkça toplumun geleceğine dair umutlarımız da büyüyor.
İnanıyorum ki bu proje sadece Konya ile İzmir arasında kalmayacak.
Bu yolculuğa katılan federasyon başkanları kendi şehirleriyle benzer gönül köprüleri kurmak için harekete geçecekler.
Çünkü güzel örnekler bulaşıcıdır.
Bir şehirden diğerine uzanan raylar, aslında gönülleri birbirine bağladı.
Bugün ülkemizin en çok ihtiyaç duyduğu şey de tam olarak budur:
Birlik…
Sevgi…
Kardeşlik…
Bu yüzden, "İzmir-Konya Gönül Köprüsü" sadece bir gezi değildir.
İnsanları birbirine yaklaştıran, şehirleri kardeş yapan ve geleceğe umut taşıyan örnek bir toplumsal projedir.
Bu anlamlı hayali gerçeğe dönüştüren başta Konyalılar Dernekleri Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Aydoğan'a, projeye güçlü destek veren Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay'a ve emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum.
Çünkü bazı köprüler betonla değil, güvenle kurulur.
Ve o köprüler kolay kolay yıkılmaz.