Sevgili Canım Kadın,

Bazı tarihler vardır…
Sadece takvimde bir gün değildir.
Bir milletin yeniden ayağa kalktığı, umudun yeniden filizlendiği, “artık yeter” denilen kırılma noktalarıdır.

19 Mayıs işte tam olarak böyledir.

1919 yılında Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışıyla başlayan mücadele, yalnızca bir savaşın başlangıcı değildi. Aynı zamanda korkunun yerine cesaretin, umutsuzluğun yerine inancın geçtiği bir uyanıştı.

Çünkü bazen bir insanın hayatı da bir ülke gibidir.
Yorulur.
Dağılır.
Susturulur.
Kendi gücünü unutur.

Ama sonra bir gün…
İçindeki o “yeniden başlayabilirim” sesi ayağa kalkar.

İşte 19 Mayıs’ın ruhu tam da budur.

Atatürk bu bayramı gençlere armağan etti. Çünkü gençlik sadece yaş değildir. Gençlik; vazgeçmemek, öğrenmek, ayağa kalkmak, üretmek ve mücadele etmektir. Bu yüzden bugün 20 yaşında da olsan, 40 yaşında da olsan, içinde hâlâ yeniden başlayabilen bir taraf varsa, sen hâlâ gençsin.

Ve bu bayramın kadınlar için çok özel bir anlamı var.

Çünkü Cumhuriyetle birlikte kadın sadece görünür olmadı; değer gördü, söz hakkı aldı, eğitim aldı, seçti, seçildi, kendi hayatının öznesi oldu. Kurtuluş Savaşı’nda cephane taşıyan kadınlar, bugün kendi hayatının yükünü taşıyan kadınların da sembolüdür aslında.

Bugün spor yapan bir kadın sadece kilo vermiyor olabilir.
Belki yıllarca bastırdığı özgüvenini geri kazanıyordur.
Belki ilk kez kendi bedenine saygı duyuyordur.
Belki ilk kez “ben de önemliyim” diyordur.

Çünkü spor sadece fiziksel değildir.
Disiplindir.
Psikolojik dayanıklılıktır.
Zihinsel güçtür.

Bilimsel araştırmalar da gösteriyor ki hareket eden beden, sadece kasları değil zihni de güçlendiriyor. Düzenli yürüyüş yapan insanların stres seviyeleri düşüyor, kaygıları azalıyor, özgüvenleri artıyor. Beyin hareket ettikçe yeniden yapılanıyor. Yani bazen insanın ruhunu iyileştiren şey, sadece düşünmek değil; harekete geçmek oluyor.

Tıpkı bir milletin yaptığı gibi…

19 Mayıs bize şunu hatırlatıyor:
En büyük değişimler, küçük ama cesur bir adımla başlar.

Belki bugün senin Samsun’a çıkışın;
Kendini küçümsemeyi bırakmak olacak.
Belki yıllardır ertelediğin o kursa yazılmak…
Belki yürüyüşe başlamak…
Belki “hayır” diyebilmek…
Belki de ilk kez kendini seçmek…

Çünkü güçlü kadın, hiç düşmeyen kadın değildir.
Her düştüğünde yeniden ayağa kalkabilen kadındır.

Ve sevgili kadın, unutma:
Atatürk’ün emanet ettiği Cumhuriyet; korkan, susan, vazgeçen kadınlarla değil…
Kendini geliştiren, düşünen, üreten ve dimdik duran kadınlarla güçlenir.

Mini “19 Mayıs Ruhu” Egzersizi

Bugün kendine küçük bir söz ver.

Bir kâğıt çıkar ve şu üç soruyu yaz:

Hayatımda yeniden başlamak istediğim şey ne?

Beni en çok ne yorgun düşürüyor?

Daha güçlü hissetmek için bugün atabileceğim en küçük adım ne?


Sonra ayağa kalk.
Derin bir nefes al.
5 dakika yürü.
Omuzlarını geriye at.
Ve kendine şu cümleyi söyle:

“Ben vazgeçmek için değil, güçlenmek için buradayım.”

Çünkü bazen insanın ihtiyacı olan şey, mucize değil; yeniden inanabilmektir.

Bugün 19 Mayıs.

Bir milletin umudu yeniden ayağa kalktıysa…
Senin hayatın da yeniden başlayabilir.

19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.

Bayrağımız gökyüzünde, umudumuz kalbimizde, gücümüz ise kendi içimizde olsun.

Sevgiyle,
Canım Kadın