Canım Kadın,

Bazen kendine çok sert davranıyorsun…
Yaptığın hiçbir şeyi yeterli bulmuyorsun…
İçinden bir ses sürekli konuşuyor:
“Daha iyi olmalıydın…”,
“Yine olmadı…”,
“Sen zaten böylesin…”

Ve sen bu sesi “ben” sanıyorsun.

Oysa çoğu zaman o ses, sana ait değil.

Çünkü insan sadece yaşadıklarını değil,
duyduklarını da içinde büyütür.

Çocukken sana nasıl konuşulduysa…
bugün sen de kendinle öyle konuşursun.

Eğer sürekli eleştirildiysen…
içinde hiç susmayan bir eleştirmen oluşur.

Eğer onay görmediysen…
ne yaparsan yap, eksik hissedersin.

Eğer duyguların görülmediyse…
bugün ne hissettiğini anlamakta zorlanırsın.

Eğer sevgi koşullu verildiyse…
kendini sürekli kanıtlamak zorunda hissedersin.

Ve en zoru…
eğer bir şekilde “yetersizsin” hissi işlendiysa sana…
hayatın boyunca bunu düzeltmeye çalışırsın.

Ama ne yaparsan yap,
o boşluk dolmaz.

Çünkü mesele bugünkü sen değil,
o gün duyduğun ama sindiremediğin duygular.

Canım Kadın,

Bu bir suçlama değil.
Ne anneni yargılamak…
ne geçmişi değiştirmek…

Bu sadece bir fark etme hali.

Çünkü fark ettiğin şey,
şifalanmaya başlar.

Ve en önemli soru şu:
“Benim içimde konuşan bu ses gerçekten bana mı ait?”

Belki de değil.

Belki o ses,
sana zamanında söylenmiş ama artık sana hizmet etmeyen bir kayıt.

Ve iyi haber şu:
Öğrenilen her şey, yeniden öğrenilebilir.

Şimdi gel, küçük ama güçlü bir egzersiz yapalım:

Gözlerini kapat.
İçindeki o eleştiren sesi duy.

Sonra ona şunu sor:
“Sen kimsin?”

Cevap bazen net gelir…
bazen bir his olarak.

Sonra ikinci adım:
O sese karşılık ver.

Ama bu sefer bir yetişkin olarak.

Kendine şöyle söyle:
“Artık bu şekilde konuşmana ihtiyacım yok.”
“Ben artık kendime farklı davranmayı seçiyorum.”

Ve sonra çok önemli bir şey yap:
Kendinle yumuşak konuş.

İlk başta garip gelecek.
İnanmayacaksın bile.

Ama tekrar ettikçe,
o eski ses yavaş yavaş gücünü kaybeder.

Canım Kadın,

İçindeki çocuk hâlâ orada.
Ve o hâlâ görülmek istiyor.

Ama artık onu görmesi gereken kişi…
sensin.

Geçmiş seni şekillendirmiş olabilir,
ama seni tanımlamak zorunda değil.

Sen o ses değilsin.
Sen, o sesi dönüştürebilecek olan kadının ta kendisisin.

Ve bir gün fark edeceksin ki…
içinde seni aşağı çeken o ses değil,
seni tutan, destekleyen, şefkatli bir ses konuşuyor.

İşte o gün…
gerçekten iyileşmeye başladığın gün olacak.