Canım Kadın,
Hayat sana en büyük dersleri bazen düşmanlarından değil, dost sandıklarından verir.
Çünkü açıkça karşında duran bir insana karşı tedbir almak kolaydır.
Asıl zor olan, seni alkışlıyormuş gibi yapıp içten içe başarısız olmanı bekleyenleri fark edebilmektir.
Her zaman yüksek sesle konuşanlar zarar vermez.
Bazen en büyük hayal kırıklıkları, sessizce yanında duran, seni dinleyen, seni desteklediğini söyleyen ama sen her adım attığında içinde rahatsızlık büyüten insanlardan gelir.
Canım Kadın,
Kıskançlık her zaman sert sözlerle kendini göstermez.
Bazen tebessümün arkasına saklanır.
Bazen başarını küçümseyen küçük cümlelerde gizlenir.
Bazen "Senin iyiliğin için söylüyorum." diyerek cesaretini kırmaya çalışır.
Bazen de senin yükselişini alkışlamak yerine, en küçük hatanı büyütmeyi tercih eder.
Çünkü bazı insanlar senin ışığından ilham almak yerine, o ışığın sönmesini bekler.
Bu onların eksikliğidir.
Senin suçun değildir.
Canım Kadın,
İyi niyetli olmak çok değerlidir.
Fakat iyi niyet ile saf olmak aynı şey değildir.
Kalbini güzel tutarken, gözlerini de açık tutmayı öğrenmelisin.
Herkese aynı kapıyı açmak zorunda değilsin.
Herkese hayatının en özel yerini göstermek zorunda da değilsin.
Güven, emekle kazanılır.
Sadakat, zamanla anlaşılır.
Karakter ise sözlerden çok davranışlarda kendini belli eder.
İnsanları dinle ama davranışlarını daha dikkatli izle.
Çünkü bir insanın sana gerçekten ne hissettirdiğini, söylediği cümlelerden çok sana yaşattıkları anlatır.
Canım Kadın,
Hayatında ilerledikçe herkes senin başarına aynı sevinci duymayacaktır.
Çünkü sen değiştikçe, bazı insanlar kendi yerinde saydığını fark eder.
Ve herkes bu farkındalıkla olgunlukla baş edemez.
Kimisi seni destekler.
Kimisi senden ilham alır.
Kimisi ise seni aşağı çekmeye çalışır.
İşte bu noktada senin görevin, herkesi değiştirmeye çalışmak değil; enerjini doğru insanlara ayırmaktır.
Çünkü hayat, seni gerçekten seven insanlarla çok daha hafif ve huzurlu ilerler.
Bugünkü Egzersizin
Bugün sakin bir ortamda otur ve hayatındaki insanları düşün.
Kendine şu üç soruyu sor:
"Bu insanın yanında kendimi olduğum gibi ifade edebiliyor muyum?"
"Başarılarımı paylaştığımda gerçekten sevindiğini hissediyor muyum?"
"Onunla görüştükten sonra kendimi daha güçlü mü, yoksa daha yorgun mu hissediyorum?"
Cevaplarını yaz.
Kimseyi suçlamak için değil, hayatındaki ilişkileri daha bilinçli değerlendirebilmek için.
Çünkü farkındalık, doğru sınırların başlangıcıdır.
Canım Kadın,
Hayatına herkesi almak zorunda değilsin.
Kalbini korumak, kimseye kötü olmak değildir.
Aksine, kendine duyduğun saygının bir göstergesidir.
Sana gerçekten değer veren insanlar, senin başarından rahatsız olmaz.
Mutluluğunu küçümsemez.
Hayallerini gölgelemeye çalışmaz.
Onlar, sen yükselirken alkışlayan, düştüğünde elinden tutan insanlardır.
Unutma...
Gerçek dostluk rekabet etmez.
Gerçek sevgi kıskanmaz.
Gerçek bağlar, seni küçültmeye değil; büyütmeye hizmet eder.
Kalbini güzel tut ama sınırlarını da sağlam tut.
Çünkü huzur, herkese güvenmekte değil; güvenmeyi hak eden insanları doğru seçebilmektedir.
Bugün bu yazıyı ihtiyacı olduğunu düşündüğün ya da çok sevdiğin bir kadına da gönder. Belki onun da, hayatındaki gerçek dostlarla sadece yanında duranları ayırt etmeye ihtiyacı vardır.