Canım Kadın,

Bazı dönemler olur; insan kendini görünmez hisseder. Sanki söylediklerin duyulmaz, yaptıkların fark edilmez, verdiğin emekler değersizmiş gibi gelir. Bir süre sonra insan bu duyguyu gerçek sanmaya başlar. “Demek ki yeterince iyi değilim” diye düşünür.

Ama çoğu zaman mesele senin değerinin olmaması değildir. Mesele, o değeri görebilecek yerde olmamandır.

İnsan bazen yanlış aynalara bakar. Yanlış insanların gözlerinde kendini anlamaya çalışır. Ve o gözlerde kendine yer bulamayınca, değerinin azaldığını zanneder.

Oysa değer, başkalarının verdiği bir şey değildir. Değer insanın varlığında taşınır.

Canım Kadın,

Hayatında belki bir dönem oldu; sevilmediğini düşündün. Belki takdir edilmedin. Belki görmezden gelindin. Belki varlığın sıradanmış gibi davranıldı.

İşte o zaman insanın içinde çok sessiz bir kırılma olur. İnsan kendini küçültmeye başlar. Daha az konuşur, daha az ister, daha az yer kaplar.

Ama şunu bil: Görülmemek, değerli olmadığın anlamına gelmez.

Sadece seni görecek gözlerle karşılaşmamış olabilirsin.

İnsanın içinde aslında çok güçlü bir merkez vardır. Sakin, sessiz ama sağlam bir yer. Orası başkalarının düşüncelerine göre değişmez. Alkışla büyümez, eleştiriyle yok olmaz.

Ama çoğu zaman o merkezle bağlantıyı kaybederiz.

Çünkü dışarıdan onay almak, içerden kendini kabul etmekten daha kolay görünür.

Birinin seni seçmesi hoşuna gider. Birinin seni övmesi iyi hissettirir. Ama hayatını sadece başkalarının seni fark etmesine bağladığında, gücünün kontrolünü de onlara vermiş olursun.

Oysa gerçek güç, insanın kendini görmeye başladığı yerde ortaya çıkar.

Canım Kadın,

Bir gün durursun. Koşmayı bırakırsın. Kendini sürekli kanıtlama çabasından yorulursun. Ve ilk defa içeriye bakarsın.

İşte o anda çok önemli bir şey fark edersin.

Sen aslında hiç değersiz olmamışsın.

Sadece kendi gücünü başkalarının onayının arkasına saklamışsın.

İçindeki sağlamlık hep oradaydı. Sadece sen onu dinlemeyi unuttun.

Şimdi sana küçük ama güçlü bir egzersiz bırakıyorum.

Egzersiz: Kendini Görme Çalışması

Bir kağıt al ve kendine şu soruyu yaz:

“Bende gerçekten güçlü olan ne?”

Sonra düşünmeden yazmaya başla.

Belki sabrın. Belki merhametin. Belki dirençli oluşun. Belki vazgeçmeyen tarafın. Belki başkalarını ayağa kaldırabilen kalbin.

En az on madde yazmaya çalış.

İlk başta zor gelebilir. Çünkü çoğumuz güçlü yanlarımızı küçümsemeye alışığız. Ama yazdıkça fark edeceksin: İçinde düşündüğünden çok daha fazla güç var.

Canım Kadın,

Hayat sana bazen seni görmeyen insanlar çıkarabilir. Bazen takdir etmeyen ortamlar çıkarabilir. Ama bu, içindeki değerin azaldığı anlamına gelmez.

Gerçek değer, fark edilmekle oluşmaz. Fark edilmeden de var olur.

Bir gün insan kendi içindeki sağlam yere döndüğünde şunu anlar:

Ben zaten eksik değildim. Sadece kendimi başkalarının gözlerinden okumaya çalışıyordum.

Unutma…

Güç sonradan inşa edilmez. Çoğu zaman sadece hatırlanır.

Ve sen kendini gerçekten gördüğünde, başkalarının seni görüp görmemesi artık eskisi kadar önemli olmaz, Canım Kadın.