Canım Kadın,
Sen kendini nasıl görüyorsun?
Ama gerçekten… aynaya bakarken değil. İçinden kendine konuşurken… hata yaptığında… yalnız kaldığında… kendine ne söylüyorsun?
Çünkü beynin seni sandığın gibi düşüncelerine göre değil, davranışlarına göre tanır. Sen “ben güçlü değilim” desen bile, ayağa kalkıp devam ediyorsan beynin der ki: “Bu kadın güçlü.” Ama sen “ben değerliyim” deyip kendine kötü davranıyorsan, kendini geri plana atıyorsan, orada başka bir kayıt oluşur.
İşte buna öz-algı derler. Yani senin kendin hakkında oluşturduğun kimlik.
Ve bu kimlik, düşündüklerinden çok yaptıklarınla şekillenir.
Bir düşün…
Kendini değersiz hissettiğin bir anı.
O an ne yaptın?
Geri mi çekildin?
Susup kabullendin mi?
Yoksa kendini ifade edip orada durabildin mi?
İşte o an verdiğin tepki, beynine senin kim olduğunu öğretir.
Canım Kadın,
Beyin çok basit çalışır.
Der ki: “Bu kadın ne yapıyorsa, demek ki o.”
Sen sürekli kendini erteliyorsan,
önce başkalarını koyuyorsan,
hak ettiğini söylemekten çekiniyorsan…
beynin seni “ikinci planda olan” biri olarak kodlar.
Ama sen korksan bile konuşuyorsan,
çekinsen bile adım atıyorsan,
kendini küçük hissetsen bile dik duruyorsan…
beynin der ki: “Bu kadın kendine güveniyor.”
İnanmak zorunda değilsin önce.
Rol yapman bile yeter.
Evet, yanlış duymadın.
Bazen insan önce inanmaz… ama davranır.
Ve o davranış zamanla inancı doğurur.
Çünkü zihin tekrarları sever.
Sen neyi tekrar edersen, o senin gerçeğin olur.
Ama burada ince bir yer var, Canım Kadın.
Bu bir “maskeyle yaşa” meselesi değil.
Bu, kendine yeni bir ihtimal açma meselesi.
Yani sahte birine dönüşmek değil…
gerçekte olabileceğin kadına doğru yürümek.
Şimdi sana çok güçlü bir egzersiz bırakıyorum.
Bugün kendine şu soruyu sor:
“Ben olmak istediğim kadın olsam, şu an nasıl davranırdım?”
Sonra küçük bir şey seç.
Çok büyük değil.
Bir mesajı farklı yazmak olabilir.
Bir yerde fikrini söylemek olabilir.
Bir “hayır” demek olabilir.
Ya da sadece omuzlarını dikleştirip yürümek…
Ve bunu yap.
İçinden gelmese bile yap.
Çünkü sen o davranışı yaptığın anda, beynine yeni bir kayıt giriyorsun.
Sonra yarın bir tane daha…
Sonra bir tane daha…
Ve bir bakacaksın ki, rol yaptığını sandığın şey…
senin gerçeğin olmuş.
Canım Kadın,
Kim olduğunu düşündüğün şey sabit değil.
Sen her gün kendini yeniden yazıyorsun.
Ve belki de en önemli gerçek şu:
Sen kendine nasıl davranırsan…
hayat da sana öyle davranır.
O yüzden bugün, kendine biraz daha saygıyla yaklaş.
Biraz daha şefkatle…
biraz daha cesaretle…
Çünkü sen değişmeye başladığında,
dünya sana farklı davranmak zorunda kalır.
Ve unutma…
Sen kendini seçtiğin an,
hayat da seni seçmeye başlar.