Zannediyorum dünya siyaset tarihi, ilk kez bir muhalefet partisinin, iktidar olamadan çıkar amaçlı suç örgütü kurmak, yolsuzluk,rüşvet,nitelikli dolandırıcılık, sahtecilik, cinsel nitelikli suçlar nedeniyle hüküm giyeceğine şahitlik edecek.
Gerçekten tez konusu olacak nitelikte bir ironi ve trajedi bu.
İktidarı denetlemesi, şeffaflığı savunması ve topluma alternatif siyaset modeli sunması beklenen bir partinin sergilediği bu vahim tablo tarihin karanlık sayfalarına kazınan büyük bir utanç vesikası olarak geçecek sanırım.
Burada temel sorun:
Sulandırdıkları ve içini boşalttıkları Özgürlük, Demokrasi ve Laiklik üzerinden yarattıkları fanatizmdir,
“Hak, hukuk, adalet” perdesinin arkasında yarattıklarırant düzeni ve yaşadıkları ahlaksızlıktır.
Ve tüm bunları pervasızca yapmaya devam etmeleridir.
Bir İzmirli olarak içim ayrıca acıyor.
Kooperatif mağdurlarının ahı, bedduası üzerinde olan biri,kendini Mandela zannedip cezaevinden romantik tweetler atar, cezaevi günlükleri yayımlar!
Öbürü bankamatiğe çevirdiği belediye hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlatınca “parası neyse veririz” pişkinliği gösteriyor.
Yeter yaHU!
Siz demokrasi kahramanı, özgürlük savaşçısı falan değilsiniz!
Artık aklımızla alay etmeyi bırakın.
Siz rüşvet,dolandırıcılık,sahtekarlık,cinsel nitelikli suçlar gibi yüz kızartıcı suçlardan yargılanıyorsunuz.
Siz bitmek bilmeyen kibriniz, doymak bilmeyen menfaatleriniz için kurduğunuz rant çarklarından, ahlaksızlıklarınızdan yargılanıyorsunuz.
Siz hukuk ve adaleti, parası ödenince kapanacak veresiye defteri mi zannediyorsunuz?
İşlediğiniz suçların bedeli, para ödeyerek değil, yargı önünde hesap vererek ödenir.
İşinize gelmeyen her iddianame size göre bir operasyon!
İstiyorsunuz ki savcılar sizin o karanlık işlerinizi, kurduğunuz ahbap-çavuş düzenini hiç görmesin;
Hakimler de size asla ceza vermesin.
Kendi yarattığınız o dokunulmaz, imtiyazlı dünyanızla ilgili her soruşturma “bize yapılan siyasi bir darbedir” sakızıyla örtülsün!
Bu masala da herkes inansın!
Bu hafta size bir çıkış yolu da gösterildi.
Dendi ki:
“CHP kendi arınmasını yapmalı, toplumun hassasiyetlerine göre arınmalı ve durulmalıdır”
Ama ne gam!
Bulmuşsunuz bir kılıf:
Ağzınızda operasyonlar “siyasi” sakızı,
Kafanızda “terlik koysak kazanır” nobranlığı.
Nasıl olsa arkanızda, duygularını sömürerek çantada keklik gördüğünüz bir seçmen kitlesi var sanıyorsunuz.
Bu aymazlık, bu doymak bilmez kibir sadece size zarar verseydi inanın yazmazdım.
Ancak siz; hakkı da, hukuku da, adaleti de, demokrasiyi de, özgürlüğü de o kirli rant çarklarınızda pervasızca öğüttünüz, yerle yeksan ettiniz.
Ne güzel demiş Mehmet Akif;
Tükürün milleti alçakça vuran darbelere!
Tükürün onlara alkış dağıtan kahbelere!
Tükürün Ehl-i Salîb’in o hayasız yüzüne!
Tükürün onların aslâ güvenilmez sözüne!
Medeniyet denilen maskara mahlûku görün:
Tükürün maskeli vicdânına asrın, tükürün!