Canım Kadın,
Bazen insanın en büyük yorgunluğu yalnız kalmaktan değil, yalnız kaldığında kendisiyle ne yapacağını bilememekten gelir.
Telefon sessizleştiğinde birini aramak…
Bir şey olduğunda hemen birine anlatmak…
Karar verirken sürekli başkasının fikrine ihtiyaç duymak…
Bir ilişkinin içinde kendini güvende hissetmek…
Ve bütün bunların yokluğunda hayatın eksilmiş gibi gelmesi…
Bunların hepsi zamanla bir alışkanlığa dönüşebilir.
Çünkü bilinçaltı, tekrar ettiğimiz davranışları tanıdık bir güven alanı olarak kaydedebilir. Sürekli dışarıdan destek, onay ya da ilgi aradığında zihin de zamanla “Ben tek başıma baş edemem.” mesajını güçlendirebilir.
Sonra insan yalnız kalmaktan değil, kendisiyle kalmaktan kaçmaya başlar.
Oysa tek başına kalabilmek, kimseden vazgeçmek değildir.
Tam tersine, bir başkasına ihtiyaç duymadan da kendini taşıyabildiğini fark etmektir.
Canım Kadın,
Kendinle iyi bir ilişkin yoksa, dışarıdan gelen ilgi hiçbir zaman yeterli gelmeyebilir.
Birinin araması seni mutlu eder ama aramadığında huzurun bozulur.
Birinin seni seçmesi değerli hissettirir ama seçmediğinde kendi değerini sorgularsın.
Birinin yanında olması güven verir ama gitme ihtimali seni korkutur.
İşte burada mesele artık o kişi değildir.
Mesele, kendi içindeki güven duygusunu ne kadar dışarıya teslim ettiğindir.
Kendinle kalmayı öğrendiğinde ise ilişkilerinin anlamı değişir.
Artık biri hayatına girsin diye yaşamazsın.
Biri seni tamamlasın diye beklemezsin.
Sevilmek istersin ama sevilmediğinde kendinden vazgeçmezsin.
Çünkü hayatının merkezine yeniden kendini koymuşsundur.
KÜÇÜK BİR FARKINDALIK EGZERSİZİ
Bugün telefonu bir kenara bırak ve kendinle 20 dakika geçir.
Kimseye mesaj atma, sosyal medyaya girme, bir şey anlatma ihtiyacını hemen yerine getirme.
Sadece kendine şu üç soruyu sor:
“Şu anda birinden ne bekliyorum?”
“Bu beklentimin altında hangi duygu var?”
“Bu duygunun bir kısmını kendime nasıl verebilirim?”
Cevaplarını değiştirmeye çalışma.
Sadece fark et.
Çünkü farkındalık, bilinçaltındaki otomatik döngüyü değiştirmek için önemli bir başlangıçtır.
Canım Kadın,
Kendi başına kalabilmek, dünyadan uzaklaşmak değildir.
Kendine yaklaşmaktır.
İnsanlarla bağ kurmaya devam edersin, seversin, sevilirsin, yardım alırsın.
Ama artık bütün hayatını onların varlığına bağlamazsın.
Çünkü bilirsin:
Birileri yanında olduğunda da değerlisin.
Kimse yanında olmadığında da.
Ve işte o zaman yaşamın güzelliği dışarıdan gelecek bir şey olmaktan çıkar; kendi içinde kurduğun hayatın bir parçası olur.
Canım Kadın,
Kendinle kalmayı öğren.
Sessizlikten korkma.
Kendi sesini duymaya başladığında, başkalarının sesinin seni yönetmesine eskisi kadar ihtiyaç duymayacaksın.
Bugün bu yazıyı ihtiyacı olan ya da sevdiğin bir kadına gönder. Belki onun da kendi yanında olmayı öğrenmeye ihtiyacı vardır.