Canım kadın…
Bazen fark etmeden hayatla arana görünmez duvarlar örersin. Tuğlaları tek tek sen koyarsın ama çoğu zaman bunu yaptığını bile fark etmezsin. “Eksik” dersin… hayat eksikliği büyütür. “Yetmiyor” dersin… yetmezlik derinleşir. Ve bir süre sonra sanırsın ki hayat gerçekten böyle. Oysa çoğu zaman hayat değil, senin odaklandığın yer büyüyordur.

Zihin çok güçlüdür. Ne tekrar ederse, kalp onu gerçek sanmaya başlar. Bu yüzden şikâyet sadece bir cümle değildir; bir frekanstır. Ve o frekans seni aynı döngüde tutar. Aynı duygular, aynı insanlar, aynı hayal kırıklıkları… Farklı sahneler, aynı hikâye. Çünkü içeride değişmeyen bir bakış vardır.

Ama burada çok ince ve çok güçlü bir kapı var: Şükür.

Şükür, sadece “iyi ki” demek değildir. Şükür, zihnin savaşmayı bırakmasıdır. Kalbin genişlemesidir. Sahip olmadıklarını değil, olanı görebilmektir. Ve inan bana, bu çok büyük bir dönüşümdür. Çünkü şükür ettiğin an, zihnin eksiği taramayı bırakır. Kalbin rahatlar. Ve sen ilk kez gerçekten “olanı” görmeye başlarsın.

Canım kadın, hayat sana istediğini değil; inandığını ve odaklandığını büyüterek verir. Bu yüzden sürekli eksikliği görüyorsan, bu bir kader değildir. Bu, bir bilinç tekrarının sonucudur. Ve güzel haber şu: Bilinç değişirse, hayat da değişir.

Şimdi kendine dürüstçe sor:
Ben en çok neyi tekrar ediyorum?
Eksik mi? Yetmezlik mi? Yoksa şükür mü?

Çünkü baktığın yer, büyüyen yerdir.

Küçük Bir Egzersiz: “Şükür Alanını Açma”

Bugün kendine sadece 5 dakika ver. Sessiz bir köşeye geç.
Gözlerini kapat ve derin bir nefes al.

Sonra kendine şu soruyu sor:
“Şu an hayatımda gerçekten olan ne var?”

Ve zihnin otomatik olarak eksikleri saymaya başladığında, nazikçe yönünü değiştir.
3 şey bul. Küçük bile olsa…
Bir dost, bir nefes, bir güç, bir farkındalık…

Her biri için içinden şunu söyle:
“Bunu görüyorum. Ve bunun için şükrediyorum.”

Bunu her gün yaptığında, fark edeceksin…
Hayat değişmeden önce, bakışın değişecek.
Ve bakışın değiştiğinde, hayat zaten dönüşmeye başlayacak.

Canım kadın…
Şikâyet seni aynı yerde tutar. Şükür ise kapı açar.
Sen neye bakarsan, hayat orayı çoğaltır.

Bugün eksikten değil, olandan bakmayı seç.
Çünkü senin hayatın, gördüğün kadardır.
Ve sen görmeyi değiştirdiğinde…
Hayat zaten başka bir hikâyeye dönüşür.