Bazen en çok güvendiğin insan incitir seni. Sırtını dayadığın, yanında kendin gibi olabildiğin, varlığıyla kendini güvende hissettiğin biri… Bir gün öyle bir davranır ki yalnızca ona değil, kendi güven duyguna da kırılırsın. Sonra kendine sorarsın: “Nasıl oldu da bunu göremedim?”
Oysa birine güvenmek saflık, incinmek de güçsüzlük değildir. Güvenmek, insan olmanın bir parçasıdır. Bir başkasının beklemediğin bir davranışı karşısında üzülmen, senin zayıf olduğunu değil, o ilişkiye bir anlam ve değer verdiğini gösterir.
Psikolojide güven duygusu, kendimizi ilişkiler içinde güvende hissedebilmemizle yakından ilişkilidir. Güvendiğimiz birinin davranışı değiştiğinde yalnızca yaşanan olaya değil, o kişiyle ilgili zihnimizde kurduğumuz güvenli dünyaya da tepki veririz. Bu nedenle bazen yaşadığımız üzüntü, olayın kendisinden daha derin hissedilebilir.
Ama Canım Kadın, burada unutmaman gereken bir şey var: Birinin seni hayal kırıklığına uğratması, senin kendine olan inancını da kaybetmen gerektiği anlamına gelmez.
İnsanları tanımak zaman alır. Bazen sözleriyle davranışları uyuşmaz, bazen de hayatın içinde hiç beklemediğimiz yönlerini görürüz. Önemli olan, yaşananları inkâr etmek ya da kendini suçlamak yerine gerçeği görebilmektir. Güvenini yeniden düzenlemek, sınırlarını belirlemek ve gerektiğinde mesafe koymak da güçtür.
KÜÇÜK BİR EGZERSİZ: GÜVENİNİ KENDİNE GERİ VER
Seni inciten bir olayı düşün. Mümkünse bir kâğıda şu üç sorunun cevabını yaz:
- Bu olayda beni en çok inciten neydi: yapılan davranış mı, yoksa o kişiye yüklediğim anlam mı?
- Kendimi suçladığım bir nokta var mı? Aynı durumda sevdiğim bir kadın olsa ona ne söylerdim?
- Bundan sonra kendimi korumak için hangi sınırı koyabilirim?
Cevaplarını yazarken kendini yargılama. Amacın geçmişi değiştirmek değil, yaşadıklarından öğrendiklerini bugünkü hayatına taşıyabilmek.
Sonra kendine şunu söyle: “Güvenmeyi seçtiğim için kendimi suçlamayacağım. Ama yaşadıklarımı görmezden gelmeden, bundan sonra kendimi daha iyi koruyacağım.”
Canım Kadın,
Her düş kırıklığı seni sertleştirmek zorunda değil. Her incinme, kalbini herkese kapatman gerektiğini de söylemez. Bazen olgunlaşmak; kime güveneceğini daha iyi anlamak, sevgini korurken sınırlarını da korumayı öğrenmektir.
Unutma, sırtını dayadığın birinin çekilmesiyle sarsılabilirsin. Bir süre üzülmen, ağlaman, kendini toparlamak için zamana ihtiyaç duyman çok insani. Ama yeniden ayağa kalkarken bütün gücünü o kişiden geri almak zorunda değilsin. Çünkü senin değerin, bir başkasının sana nasıl davrandığıyla belirlenmez.
Birine güvenmiş olman senin hatan değil. Kendini yeniden güvende hissetmeyi öğrenmek ise senin hakkın.
Bugün bu yazıyı ihtiyacı olan ya da sevdiğin bir kadına da gönder. Belki de onun duymaya ihtiyacı olan cümle şudur: Üzüldün diye güçsüz değilsin; şimdi kendine de güvenmeyi öğrenebilirsin.