Huzur yılı olsun 2019!


Prof. Dr. Melek Gülsün ÖZENTÜRK

Prof. Dr. Melek Gülsün ÖZENTÜRK

03 Ocak 2019, 09:23

Bir yılı daha geride bıraktık. Zor bir yıldı 2018. Dilerim, maddi ve manevi her tür anlamda, ülkemizi ve dünyayı rahatlatacak bir yıl olur. Huzur yılı olsun 2019.

İşsizlik olmaksızın yaşanacak bir yıl olsun 2019. Çalışan işinden, aşından olmasın. Gençler işsiz kalmasın 2019'da. Tembellik değil, motivasyon kaybıdır insanoğlunu çalışıp üretmekten uzaklaştıran, giderek hayattan koparan. Umutlar soldu mu bir kez yeniden yeşermesi zaman alır. Sosyal patlamaya kadar götürür toplumu işsizlik. Umudu solmadan gelsin insanoğluna müjde. Üretimi teşvik eden yatırımlarla işsizliğin üstesinden gelineceği, özellikle gençlerin hayata bağlanarak geleceğe umutla bakabileceği bir yıl olsun 2019.

Şiddet olmaksızın yaşanacak bir yıl olsun 2019. Her tür şiddet! Hayvana, insana, doğaya! Kısaca canlı olup da canı incitilen her tür varlığın istismarına dur densin 2019'da. Hafifletici nedenler, iyi hal indirimi gibi şiddete meyillilerin gücüne güç katacak kararlar alınmasın. Ciddi bir duruş sergilensin artık şiddetin her türüne. Cezadan yana ödün verilmezse çözüm kendiliğinden gelir. Ancak cezai yaptırımlar kadar şiddete meyilli insanların tedavisi de önemli. Ceza bitince şiddet de bitmiyor. Çoğu zaman katlanarak geri dönüyor sahibine. Bu nedenle şiddete meyilli insanların erken tanıyla zamanında uygun tedaviye yönlendirilmeleri önemlidir. Hem de çok önemli. Psikiyatr araştırır bulur illa ki şiddetin nedenini.  Hem şiddete meyilli rahatlar, kurtulduğu için şiddetin esiri olmaktan. Hem de her tür canlı rahatlar, şiddete meyillinin şiddetinden kurtulup, hayatı şiddetsiz yaşayacağına kani olmaktan.    

Liyakatsizlik olmaksızın yaşanacak bir yıl olsun 2019. İnsana iş bulmaktan ziyade işe uygun insanın yerleştirildiği bir yıl olsun. Hak eden kazansın. Kul hakkını gasp etmemenin de temel güvencesidir liyakat. Resmi, özel tüm kurum ve kuruluşlar buna külliyen özen göstermeli ki haksızlık, hukuksuzluk bizi biz olmaktan, insan olmaktan yana yoksun bırakmasın zamanla. Nitelikli üretim ve çalışma barışını korumaktan yana olan her kurumun vazgeçilmezi olmalıdır liyakat.

Ücretler arası dengesizlik olmaksızın yaşanacak bir yıl olsun 2019. Emeğin ücretlendirilmesinde dengeyi korumak önemli. Örgün eğitimle edinilen diplomaların, çalışıp çabalayarak kazanılan deneyimlerin önemli bir yeri var emeğin ücretlendirilmesinde. Performansa dayalı değerlendirmeler de var. İyi niyetle başlatılmış olmakla birlikte suiistimal edilme olasılığı yüksektir performans gereği puan toplamaların. Çalışma barışını bozması da cabası tabii. Bu nedenle, doğrudan maaşa yansıtılmak üzere yapılacak iyileştirmelerin, hem çalışma barışını hem de ücretler arası dengeyi korumaktan yana, en sağlıklı yol olabileceğini düşünmüşümdür hep. Maaş artışlarında da durum aynı olmalı. Zam oranları arası denge mutlak korunmalı. Asgari ücret ve işsizlik maaşlarında önemli bir yapılanmaya gidildi. Yüzde 26.05 artışla iki binli rakamların üstüne çıktı asgari ücret. Geçim sıkıntısının bir parça da olsa giderilebilecek.  Memur maaşlarına yapılacak zam oranı henüz açıklanmadı ama yüzde 10-11 arasında kalacağı konuşulmakta. Oysa ücretler arası dengenin bozulmaması için, memur maaşlarına yansıtılacak zam oranının belirlenmesinde, asgari ücretliye yapılan yüzde 26.05'lik artış da göz önünde bulundurulmalı. Aksi takdirde, ücretler arası dengenin bozulması toplumun sosyal iyilik halini etkileyerek sağlığını da bozacaktır zamanla. Sağlıklı toplum, yalnız bedensel ve ruhsal yönlerden değil, aynı zamanda sosyal yönden de iyilik halinde olan toplumdur çünkü.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.