Türkiye'de sık sık gündeme gelen konulardan biri de Kamu İktisadi Teşebbüsleri, yani kısa
adıyla KİT'lerdir. Vatandaşın büyük bölümü bu kuruluşların ne iş yaptığını biliyor ancak
Devletin şirketleri para kazanıyor mu, zarar mı ediyor? sorusunun cevabını merak ediyor.
Aslında KİT'ler Türkiye ekonomisinin en önemli yapı taşlarından biridir. Elektrikten ulaşıma,
madencilikten tarıma, posta hizmetlerinden enerjiye kadar birçok stratejik alanda faaliyet
gösterirler. Bazıları yıllardır yüksek kâr açıklarken bazıları ise kamu hizmeti verdikleri için
zarar edebilmektedir.
KİT NEDİR?
Kamu İktisadi Teşebbüsleri, sermayesinin tamamı veya büyük bölümü devlete ait olan
kuruluşlardır. Amaçları sadece para kazanmak değildir. Gerektiğinde vatandaşın temel
ihtiyaçlarını karşılamak, stratejik sektörleri ayakta tutmak ve ekonomik istikrarı sağlamaktır.
Bugün Türkiye'de faaliyet gösteren önemli KİT'ler arasında;
 TCDD
 TPAO
 BOTAŞ
 Eti Maden
 ÇAYKUR
 TMO
 DHMİ
 PTT
 EÜAŞ
 TEİAŞ
 TÜRASAŞ
 Makine ve Kimya Endüstrisi
Gibi kuruluşlar yer alıyor.
Bu kurumlar milyonlarca vatandaşa doğrudan hizmet sunarken yüz binlerce kişiye de
istihdam sağlıyor.
KİT'LERİN EKONOMİDEKİ AĞIRLIĞI
Türkiye'deki KİT'lerin toplam aktif büyüklüğü son yıllarda hızla arttı.
Son mali verilere göre;

 Toplam aktif büyüklükleri 5 trilyon TL'nin üzerine çıktı.
 Öz kaynakları 1,5 trilyon TL'nin üzerine ulaştı.
 Çalışan sayısı 100 binlerce kişiyi buluyor.
 Her yıl yüz milyarlarca liralık yatırım gerçekleştiriliyor.
Özellikle enerji ve ulaştırma alanındaki yatırımların önemli bölümü KİT'ler tarafından
yapılıyor.
EN FAZLA KÂR EDEN KURUMLAR
Bazı KİT'ler doğal kaynaklar ve enerji alanında faaliyet gösterdikleri için oldukça yüksek gelir
elde ediyor.
Özellikle;
Eti Maden
Türkiye'nin dünyadaki en büyük bor rezervlerine sahip olması sayesinde yıllardır yüksek kâr
açıklayan kuruluşların başında geliyor.
Bor ihracatından milyarlarca liralık gelir elde ediliyor.
TPAO
Karadeniz'deki doğal gaz üretiminin başlamasıyla birlikte gelirlerini önemli ölçüde artırdı.
Sakarya Gaz Sahası üretimi her geçen yıl yükselirken TPAO'nun bilançosuna da olumlu
yansıyor.
TEİAŞ
Elektrik iletim sistemini işleten kurum olarak istikrarlı gelir elde ediyor.
DHMİ
Havalimanlarından alınan ücretler sayesinde en yüksek gelir sağlayan kuruluşlardan biri
olmayı sürdürüyor.
ZARAR EDENLER DE VAR
Her KİT aynı başarıyı gösteremiyor.
Bazı kuruluşlar kamu hizmeti verdiği için ticari açıdan zarar edebiliyor.
Bunların başında;
 TCDD
 PTT
 ÇAYKUR

 TMO
Geliyor.
Örneğin TCDD'nin yüksek hızlı tren yatırımları, yeni demiryolu projeleri ve bakım giderleri
milyarlarca liraya ulaşıyor.
Vatandaşın uygun fiyatla seyahat edebilmesi amacıyla bilet fiyatları maliyetlerin altında
tutulabiliyor.
Benzer şekilde PTT de ülkenin en uzak köylerine kadar hizmet götürdüğü için ticari şirketler
gibi sadece kâr amacıyla hareket etmiyor.
KÂRLILIK ORANLARI NE DURUMDA?
Son yıllardaki konsolide mali tablolar incelendiğinde KİT'lerin toplam faaliyetlerinde önemli
bir toparlanma görülüyor.
Yaklaşık rakamlarla;
 Toplam satış gelirleri 1 trilyon TL'nin üzerine çıktı.
 Dönem net kârı 100 milyar TL'nin üzerinde gerçekleşti.
 Aktif kârlılık oranları birçok kuruluşta yüzde 3 ile yüzde 10 arasında değişiyor.
 Öz kaynak kârlılığı başarılı KİT'lerde yüzde 10 ila yüzde 20 seviyelerine ulaşabiliyor.
Enerji sektöründe faaliyet gösteren kuruluşlar ortalamanın üzerinde performans gösterirken
sosyal hizmet ağırlıklı çalışan kurumlarda bu oran daha düşük kalıyor.
EN BÜYÜK GİDER ENERJİ VE YATIRIM
KİT'lerin harcamalarının önemli kısmını;
 Yatırım projeleri,
 Personel giderleri,
 Enerji maliyetleri,
 Bakım ve onarım,
 Finansman giderleri
Oluşturuyor.
Özellikle son yıllarda döviz kurundaki yükseliş nedeniyle ithal makine ve ekipman maliyetleri
önemli ölçüde arttı.
Buna rağmen yatırımlar devam ediyor.
DEVLET NEDEN ZARAR EDEN KİT'LERİ KAPATMIYOR?

Bu soru vatandaşın en çok merak ettiği konulardan biri.
Çünkü bazı kurumların amacı sadece para kazanmak değildir.
Örneğin;
Doğu Anadolu'nun küçük bir ilçesine tren götürmek ticari açıdan kârlı olmayabilir.
Ancak sosyal devlet anlayışı gereği bu hizmet sürdürülür.
Aynı şekilde çiftçiden ürün alan Toprak Mahsulleri Ofisi bazen piyasa fiyatının üzerinde alım
yaparak üreticiyi korur.
Bu nedenle bazı zararlar aslında sosyal destek niteliği taşır.
KİT'LERİN TÜRKİYE EKONOMİSİNE KATKISI
KİT'ler yalnızca bilanço rakamlarından ibaret değildir.
Türkiye'nin enerji arz güvenliği, maden üretimi, ulaştırma altyapısı ve tarımsal piyasalarının
düzenlenmesinde kritik rol oynarlar.
Karadeniz gazının çıkarılması, bor madenlerinin işlenmesi, elektrik iletim hatlarının kurulması
ve demiryolu yatırımları büyük ölçüde KİT'ler sayesinde gerçekleştiriliyor.
Bu yatırımlar özel sektörün tek başına üstlenmekte zorlanacağı büyüklükte projeler olarak
dikkat çekiyor.
DAHA VERİMLİ BİR YAPI MÜMKÜN MÜ?
Uzmanlar, KİT'lerin daha verimli çalışabilmesi için kurumsal yönetimin güçlendirilmesi,
dijitalleşmenin hızlandırılması, mali disiplinin artırılması ve performans odaklı yönetim
anlayışının yaygınlaştırılması gerektiğini belirtiyor.
Ayrıca zarar eden kuruluşlarda maliyet kontrolünün güçlendirilmesi ve yatırım planlarının
daha etkin yönetilmesi gerektiği ifade ediliyor.
SONUÇ
Kamu İktisadi Teşebbüsleri Türkiye ekonomisinin görünmeyen ancak en önemli aktörlerinden
biridir. Bir yanda milyarlarca lira kâr eden enerji ve madencilik şirketleri, diğer yanda sosyal
devlet anlayışı gereği zarar etse bile hizmet vermeye devam eden ulaştırma ve tarım
kuruluşları bulunmaktadır.
Rakamlar, son yıllarda birçok KİT'in mali yapısında iyileşme yaşandığını ve toplam kârlılığın
arttığını gösteriyor. Ancak başarı yalnızca açıklanan kâr rakamlarıyla ölçülmemelidir.
Vatandaşa kesintisiz hizmet sunulması, stratejik sektörlerde üretimin sürdürülmesi,
istihdamın korunması ve ekonomik güvenliğin sağlanması da KİT'lerin en önemli görevleri
arasında yer alıyor.

Önümüzdeki dönemde daha verimli yönetilen, teknolojiyi daha etkin kullanan ve mali
yapısını güçlendiren KİT'ler, hem kamu maliyesine daha fazla katkı sağlayacak hem de
Türkiye'nin sürdürülebilir ekonomik büyümesine önemli destek vermeyi sürdürecektir.
ZAFER ÖZCİVAN
Ekonomist-Yazar
[email protected]