Türkiye’de yaklaşık son iki yıldır yürütülen soruşturmaların ekonomik boyutları akıl almaz bir yere ulaştı.
Önce siyasetin finansmanı için kamu kaynakları ve kamu gücü üzerinden oluşturulan sistem hakkında başlatılan soruşturmalar…
Ardından örgütlü yapıların ekonomik faaliyetlerine ilişkin dosyalar…
Sonra uyuşturucu, yasa dışı bahis ve sanal kumar üzerinden milyarlarca liralık para hareketlerine karşı yapılan operasyonlar…
Ve son olarak sermaye piyasaları, fonlar ve olağanüstü para trafiğine yönelik soruşturma.
Dikkat edin hepsinde normal ticari faaliyetlerle açıklanması güç para hareketleri, olağanüstü servet artışları var.
Şirketler arasında dolaşan büyük tutarlar, sistem adı verilen yapı üzerinden yapılan işlemler ve sermaye piyasalarının manipülasyonuna kadar uzanan karmaşık ilişkiler.
Öncelikle birbirinden bağımsız gibi görünen bu konularda kaynağı belirsiz paranın nereden geldiği, bu parayı kimin kontrol ettiği ve nihayetinde ne için kullanılacağının tespit edilmesi gerekir?
Ben mevcut durumun ve dosyaların birbirinden bağımsız olduğunu düşünenlerden değilim.
Tekrar yazayım bu olayların ortak noktası, yasa dışı yollarla elde edilen toplamı iki yüz milyar doları aşan olağanüstü, devasa gelirlerdir.
Bu rakamlar dünyada her ülkeyi alt üst edecek, hükümetleri devirecek,toplumsal dengeyi ve ahlakı bozacak rakamlardır.
Başka bir deyişle bu rakamlar, bir milletin, bir devletin kaderini değiştirebilecek, yeni bir 'dizayn' için, karanlık bir yapıyı 'finansman' aracı haline getirebilecek rakamlardır.
Görünen o ki geçmişte çok acı tecrübelerini yaşadığımız yine bir insan ve sermaye mühendisliği ile karşı karşıyayız.
Yine görüyoruz ki insanların zaaflarını, makam beklentilerini, itibar arayışlarını, para hırslarını ve güç tutkularını tespit eden; bunları birbirine bağlayan; ekonomik gücü sosyal ve siyasi nüfuza dönüştüren ve nihayetinde devleti hedef alan bir sistem var bu soruşturmaların ortak noktasında.
Bu tablo bize, geçmişte olduğu gibi bugün de aynı hedefe yönelen bir yapının yeniden hareketlendiğini gösteriyor.
Unutmayalım ki tehlike, yöntem değiştirebilir ama amacı aynıdır.
Bu nedenle geçmişte yaşadığımız büyük acılardan sonra değişen yöntemlerle farklı aktörler tarafından tekrar kullanılmasına karşı çok daha dikkatli olmak zorundayız.
Çünkü asıl amaç,parayı kullanarak başka bir güce ulaşmaktır.
İşte bu nedenle bugün yürütülen soruşturmaların yalnızca tek tek suç dosyaları olarak görülmemesi gerekir.
Her dosyanın kendi hukuki sınırları içinde sonuna kadar araştırılması, fakat dosyalar arasındaki ortak amacın ortaya çıkarılması gerekir.
Yani bütün paralar ile hangi güce ulaşılmak istenmektedir?
Ve bütün bu paralar, nihayetinde neyi değiştirmek ve hangi düzeni kurmak için kullanılacaktı?
Çünkü mesele yalnızca kara para, yasa dışı elde edilen gelirler değildir.
Mesele, bu finansal güç ile hangi gücün doğmasının istemesidir.
Anayasal düzeni ve hükümeti açıkça hedef alan bu saldırının tespit edilip imha edilmesi ise milli güvenlik ve beka sorunudur.
O halde bu soruşturmaların eksiksiz bir neticeye ulaştırılması, devletin ve milletin geleceğini teminat altına almanın tarihî ve kaçınılmaz bir zorunluluğudur