Canım Kadın,

Bazen insanın en büyük mücadelesi, başkalarına gösterdiği yüzüyle kendi içinde yaşadıkları arasındaki mesafedir. Herkes seni güçlü sanırken içinde fırtınalar kopabilir. Gülerken kırgınlıklarını saklayabilir, “iyiyim” derken aslında anlaşılmayı bekleyebilirsin.

Peki, insan ne zaman gerçekten iyileşir?

İyileşmek, yaşadıklarını hiç yaşanmamış gibi yapmak değildir. Seni inciten olayları unutmak, hiç üzülmemek ya da her zaman güçlü görünmek de değildir. Asıl iyileşme, kendine karşı dürüst olabildiğin yerde başlar.

Psikolojide kişinin gerçek duygularıyla dışarıya gösterdiği benlik arasındaki uyumsuzluk, zamanla içsel bir gerilim oluşturabilir. Sürekli güçlü görünmeye çalışmak, kırgınlıkları bastırmak ve başkalarının beklentilerine göre yaşamak insanı kendi ihtiyaçlarından uzaklaştırabilir.

Bazen çocukluğumuzda öğrendiğimiz bir davranış biçimi, yetişkinliğimizde de devam eder. Üzülünce susmayı, sevilmek için uyum sağlamayı, terk edilmemek için kendinden vazgeçmeyi öğrenmiş olabiliriz. Fakat bir zamanlar bizi koruduğunu düşündüğümüz bu davranışlar, bugün kendimizle aramıza mesafe koyuyor olabilir.

İşte bu yüzden iyileşmek biraz da kendine verdiğin eski sözleri sorgulamaktır. Herkesi memnun etmek zorunda değilsin. Her kırgınlığı içine atmak, her sorunu tek başına çözmek zorunda değilsin. Üstelik güçlü olmak, hiç yardıma ihtiyaç duymamak anlamına da gelmez.

KÜÇÜK BİR FARKINDALIK EGZERSİZİ

Bugün kendinle baş başa kalacağın birkaç dakika ayır. Bir kâğıda şu soruları yaz ve içinden geldiği gibi cevapla:

1. İnsanlara gösterdiğim kişiyle gerçekte hissettiğim kişi arasında nasıl bir fark var?
2. Hangi duygumu ifade etmekten çekiniyorum? Neden?
3. Kimin yanında kendim gibi davranabilmek için çaba harcamak zorunda kalıyorum?
4. Bugün kendime iyi gelmek için değiştirebileceğim tek bir davranış ne olabilir?

Cevaplarını yargılamadan oku. Ardından kendine şu telkini ver:

“Duygularımı kabul ediyorum. Kendimi saklamak zorunda değilim. Geçmişte öğrendiğim ve artık bana iyi gelmeyen kalıpları fark etmeye, kendime daha anlayışlı davranmaya niyet ediyorum.”

Canım Kadın,

İyileşmek bir sabah uyanıp bütün acıların geride kaldığını görmek değildir. Bazen aynı olay karşısında eskisi kadar incinmemek, bazen kendini ifade edebilmek, bazen de artık sana iyi gelmeyen bir yerde kalmamayı seçebilmektir.

Kendini başkalarına anlatmak için tükettiğin enerjinin birazını kendini anlamaya ayır. İçinde sakladığın duygulara kulak ver. İhtiyaçlarını küçümseme. Ve en önemlisi, olduğun kişiyle görünmek istediğin kişi arasındaki mesafeyi kapatmak için kendine zaman tanı.

Çünkü gerçek iyileşme, herkesin seni iyi sanması değil; senin kendi içinde kendinle daha barışık yaşayabilmendir.

Kendine dön. Kendini duy. Kendini yarım bırakma.

Bugün bu yazıyı ihtiyacı olan ya da sevdiğin bir kadına da gönder.