Canım Kadın,

Hayat bazen insanı öyle bir noktaya getirir ki...

Kendi isteklerini susturmayı olgunluk,

Kendi hayallerinden vazgeçmeyi fedakârlık,

Kendi sesini kısmayı ise sevgi sanırsın.

Bir bakmışsın...

Yıllar geçmiş.

Herkes için yaşamışsın ama kendin için yaşamayı unutmuşsun.

Sonra aynaya bakarsın.

Yorgun olan bedenin değildir sadece...

Yorgun olan, yıllardır kendini bekleten ruhundur.

Canım Kadın,

İnsan sadece yaptığı seçimlerle değil...

Yapmaktan vazgeçtiği seçimlerle de şekillenir.

Gitmek isteyip gidemediğin yollar...

Söylemek isteyip sustuğun cümleler...

Başlamak isteyip sürekli ertelediğin hayaller...

Hepsi zamanla içinde görünmeyen bir ağırlığa dönüşür.

Çünkü ruh, kendine ait olanı bilir.

Ve insan, kendi gerçeğinden ne kadar uzaklaşırsa...

İçindeki huzursuzluk da o kadar büyür.

Canım Kadın,

Bazen kendimizi kaybetmemizin nedeni başımıza gelenler değildir.

Sürekli başkalarının beklentilerine göre yaşamaktır.

"Onlar ne der?"

"Ailem ne ister?"

"Kimse kırılmasın."

"Şimdi sırası değil."

Derken...

Bir gün fark edersin ki, hayatındaki tek eksik şey cesaret değilmiş.

Kendine verdiğin izinmiş.

Çünkü kimse sana kendi hayatını yaşamayı yasaklamadı.

Belki de bunu yıllarca sen kendine yaptın.

Canım Kadın,

Kendin olabilmek bencillik değildir.

Kendi ihtiyaçlarını duymak ayıp değildir.

Hayallerinin peşinden gitmek kimseyi sevmemek anlamına gelmez.

Tam tersine...

Kendini sürekli erteleyen insan, bir süre sonra çevresine de eksilmiş bir hâl sunmaya başlar.

Çünkü boş bir kaptan kimseye su veremezsin.

Önce kendi ruhunu beslemen gerekir.

Kendine ait olmayan bir hayatı yaşamak...

Dışarıdan doğru görünse bile içeride derin bir yabancılık bırakır.

Ve insan en çok...

Kendine yabancılaştığında yorulur.

KÜÇÜK BİR EGZERSİZ (Kendine Geri Dönüş Çalışması)

Bugün sessiz bir ortamda otur.

Kendine şu üç soruyu yaz ve dürüstçe cevapla:

"En son ne zaman sadece ben istediğim için bir karar verdim?"

"Hangi hayalimi sürekli erteliyorum?"

"Bugün kendim için atabileceğim en küçük adım ne olabilir?"

Cevapların büyük olmak zorunda değil.

Bazen tek bir küçük adım...

Yıllardır bekleyen hayatını yeniden hareket ettirir.

Canım Kadın,

Hayat seni başkaları için yaratmadı.

Senin de yaşanmayı bekleyen hayallerin...

Duyulmayı bekleyen sesin...

Ve yürünmeyi bekleyen bir yolun var.

Kendini sürekli ertelemek, zamanla en ağır yüklerden birine dönüşür.

Bugün kendine şu sözü ver:

"Artık kendi hayatımın seyircisi değil, kahramanı olacağım."

Çünkü dünya...

Senin başkalarının istediği kişi olmanı değil,

Gerçekten kim olduğunu cesaretle yaşayabilmeni bekliyor.

Bugün bu yazıyı ihtiyacı olduğunu düşündüğün ya da çok sevdiğin bir kadına gönder. Belki o da yıllardır kendini erteliyordur ve şimdi kendi hayatına geri dönmeye ihtiyacı vardır.